Kösele olmuşsa yüz,
Ayağa düşmüşse söz,
Kahvede sokakta,
Pavyonda barda,
Pişmişse öz,
Kişilik yoz tarlada,
Haramzade çocuğuna bak hele,
Dua bilmez koltuk olmuş minberi…
Kıymet biçer koltuğuna hergele,
Fırat silmez karakarga rehberi…
Tespih sesi nota olur lafına,
Em güneşi karanlık kus arın sen,
Kurtar ömrü örümceğin ağından…
Yak ateşi lanetlenme yarın sen,
Has öz çıkmaz güce kulluk bağından…
Çoban cindir bitmez onda hiç oyun,
Ey riyakâr,
Ey yalan sözün cambazı,
Senin kadar oynak değil,
Kıvıramıyor rakkase…
Billurdan kâse,
Umut ektim güze inat bahçeme,
Kar beyazı düşler serdim harmana…
Hasret çektim öze hayat serçeme,
Her alazı yelle verdim dumana…
Aşk emzirdim yalnızlığa nefesle,
Gerçeği gör kanma yalan habere,
Hile ile giriyorlar damardan…
Her çileyi yorma artık kadere,
Kurtar canı her gün inen şamardan…
Oyun aynı maske makyaj tazedir,
Genç Behçet Cantürk’e Sevgilerimle
Gittim buza kesmiş Diyarbakır,
Kaldırımlar sokaklar camdan buz,
Ağaç dallarında salkım salkım kar,
Cümle hayvanlar kaçmış jilet gibi ayazdan,
Var git cellât git başımdan,
Utan yirmi bir yaşımdan,
Gök gözümden yay kaşımdan,
Ne istersin cellât benden...
Babam aldı dönüş sözü,
Dalgalı denizde kibrit çöpüsün,
Esen yeller seçti sana limanı…
İraden hacizde dertler küpüsün,
Koltuklar veriyor şimdi fermanı…
Akrebin emrinde rahvan yelkovan,
Umut ektim biçtiler,
Al kanımı içtiler,
Dayıları güçlüymüş,
Kendileri hiçtiler…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!