Sabah sabah Ayşe Şan'a konuğum,
Sesinde yorgunluğum,
Sesinde gam kederim…
Yıldızlar altında şirin şeker Kâhta’m,
Toprak dam üstünde tahta köşk,
Devran senin hey yoz paşa,
Vur vurgunu sür saltanat…
Sürü ile hazır maşa,
Elin uzun kollar kanat…
Keskin kılıç sivri dilin,
Baba yine düştüm dara,
Dert sırtımda Nemrut Dağı…
Can dayanmaz böyle nara,
Erir her gün ciğer yağı…
Ömür çile dolu masal,
Ağılanmış aş mısın?
Başa düşen taş mısın?
Bakar görmez şaş mısın?
Bela mısın başıma?
Adın bana acı salâ,
Derdi ettin başa şapka…
Cadın cana sancı bela,
Mecbur serdim taşa parka…
Bir hiçtin sen benden önce,
Aşkım,
Yüreğimin sevdası,
Güzel gözlü ceylanım,
Bir tanem!
Bin düşlerimin kanadına,
Yelken aç maviliklere…
Zor yalnızlık çaldı yine kapımı,
Sensiz sabah kar borandır ayazdır…
Kirli âdem viran etti yapımı,
İçim magma yüz renk atmış beyazdır…
Her nefesim acı koyu mıradır,
Dostluk harcı sevgi saygı hoşgörü,
Bir güler yüz dünya değer bil derim…
Sevinç acı ortak bundan ötürü,
Çıkar uman baban olsa sil derim…
Derdim değil dudak yanak bedenin,
Ekmek,
Siyah yazmalı şimdi,
Kanadı kırık masumiyetin,
Gökyüzünde Berkin,
Merhameti nerede,
Hangi derede resmiyetin...
Yaş elli beş kul olmadın sen kula,
Dik dur Mahmut taviz verme özünden!
Koy canını hak bildiğin tek yola,
Hep dürüst kal dönme bir kez sözünden…
Dünya malı dost etmesin yabana,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!