İçi boş söz dilde bir def,
Usta işi her palavra…
Çürük kof öz yüzey sedef,
Pasta dişi er palavra…
Tam yakamoz gözü kaşı,
Mangaldaki küle yazık,
O kemiksiz dile yazık,
Bu saf temiz ele yazık,
Bu ne “GAZIK” canım canlar…
Gitmiş ele olmuş dadı,
Çocukları yâd elinde,
Kotla badi giymiş cadı,
Şalvar kalmış çit telinde…
Özenti dağ cahil yozda,
Soba kurmuş oda yapmış kenefi,
Koca kışı geçirmekmiş hedefi,
Dinleyici buldum diye zavallı,
Bir hamaset gel duy kanı şerefi…
Gecelerde hayalinle kol kola,
Boynum bükük karşılarım sabahı…
Bu sevdayı koyamadım bir yola,
Hangimizde ayrılığın günahı…
Mehtap sensiz tüm şavkını yitirmiş,
Sokak evim gece benim kürkümdür,
Zaman şimdi sensizliğin karası…
Parke taşı sesin yürek yükümdür,
Hasret azdı oldu gönül yarası…
Ağaç bulmuş kedi vermiş sırtını,
Güney Afrikalım,
İnsanlığın büyük evladı,
Özgürlüğün yılmaz bekçisi,
Azmin direnişin simgesi,
Özgür ruhların savaşçısı,
Selam sana Nelson Mandela…
Esen yelden seni sordum dün gece,
Nakış nakış sevda dokur olmuşsun…
“Sevdam çınar” demişsin yâr bilgece,
Alkış alkış aşka okur bulmuşsun…
Türkü yakmış eller bizim isime,
Ayrılık şerbeti cana ikramın,
İsyanda yüreğim yâr bu zillete…
Dermanı tabipte yoktur dramın,
Hicran geldi vurdu benim bilete…
Yürekten sevmiştim başımda taçtın,
Ömür kısa umut hala makidir,
Zaman kepçe tüketmekte gün günü…
Sevgi asa gerçek sevda bakidir,
Aşk kelepçe busen gönlün düğünü…
Kör inada seven canı adama,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!