Karanlığa tutkun zavallı kullar,
Pırıl pırıl doğan güneşi görmez…
Mirası dağ olan havalı dullar,
Bir ekmeğe muhtaç kardeşi görmez…
El pençe durmayı iş edinen zat,
Baba yine düştüm dara,
Dert sırtımda Nemrut Dağı…
Can dayanmaz böyle nara,
Erir her gün ciğer yağı…
Ömür çile dolu masal,
Çok seviyormuş âşıkmış,
Sevemezmiş kimse onun kadar,
Bulunmaz Hint kumaşı,
Şimşir kaşıkmış…
Kızın karşısında,
Aslı giz,
Egemen kimlik borazanı,
Karışıktır türlüdür dokusu,
Burnundan sarhoş etmiş sazanı,
Merkebin pastırma kokusu…
Sabah sabah Ayşe Şan'a konuğum,
Sesinde yorgunluğum,
Sesinde gam kederim…
Yıldızlar altında şirin şeker Kâhta’m,
Toprak dam üstünde tahta köşk,
Devran senin hey yoz paşa,
Vur vurgunu sür saltanat…
Sürü ile hazır maşa,
Elin uzun kollar kanat…
Keskin kılıç sivri dilin,
Karga baykuş olmuş bülbül kanarya,
Avaz avaz vatan millet Sakarya,
Bana koltuk halka zorluk angarya,
Seçim biter bir yel olur nutuklar…
Narenciye çiçeklerinin kokusu,
Seni hatırlatıyor güzelim,
Hüzün yüklü bu akşamüstü…
Senin narin elin,
Saçlarımı okşayan yel,
Gönlüm senin gözlerinin esiri,
Bu sevdanın tarlasında ırgatım…
Aşkın bana mutluluğun iksiri,
Yar yolunda hiç tükenmez takatim…
Damla damla aşk damıttın özüme,
Bir harf için bile,
Koca halife gelmiş dile…
Kırk yıl köle olurum demiş,
Kırk yıl köle…
Ne haldesin kutsal mesleğim,
Ne oldu sana böyle…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!