Yıl 1995,
Kaçtı dayısı olan öğretmenler Lice’den…
Tayin istedim Mersin’e,
Çıkmadı ne yapayım.
Bir “DAYI” da bulamadım kendime,
Kalakaldım çaresiz…
Saat sabahın dördü,
Mışıl mışıl uykuda ülkemde insanlarım…
Kimi renkli rüyalarda,
Kâbuslarda kimileri…
Masamın başındayım hala,
Sorguluyorum acımasızca kendimi,
Sorguluyorum ben beni,
Yüreğimi, beynimi…
Yıl 1992,
Atanmışım baraka bir İlkokula…
Müdürümün kahkahası,
İğnesi takılmış plakta imam salası,
Em güneşi karanlık kus arın sen,
Kurtar ömrü örümceğin ağından…
Yak ateşi lanetlenme yarın sen,
Has öz çıkmaz güce kulluk bağından…
Çoban cindir bitmez onda hiç oyun,
Ey riyakâr,
Ey yalan sözün cambazı,
Senin kadar oynak değil,
Kıvıramıyor rakkase…
Billurdan kâse,
Genç Behçet Cantürk’e Sevgilerimle
Gittim buza kesmiş Diyarbakır,
Kaldırımlar sokaklar camdan buz,
Ağaç dallarında salkım salkım kar,
Cümle hayvanlar kaçmış jilet gibi ayazdan,
Var git cellât git başımdan,
Utan yirmi bir yaşımdan,
Gök gözümden yay kaşımdan,
Ne istersin cellât benden...
Babam aldı dönüş sözü,
Lüks lokantalarında şehrin,
Rakılar dolar, boşalır her akşam…
Şarkılar söylenir bir ağızdan,
Dağlarına memleketimin…
Kurtarılır vatan,
Düzen değişir masada…
Gözlerim uykuya hasret her gece,
Mışıl mışıl uyu canım Maraşlı…
Sözlerim mısrada taş hece hece,
Hüzünle yoğrulmuş tanım Maraşlı…
Efil efil başta anılar yeli
Gönlüm senin gözlerinin esiri,
Bu sevdanın tarlasında ırgatım…
Aşkın bana mutluluğun iksiri,
Yar yolunda hiç tükenmez takatim…
Damla damla aşk damıttın özüme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!