Ey sahte kahraman!
Kabarmış yine tavuk yüreğin,
Satılık kaleminden kan damlar…
Kinin yanardağ,
Nefretin fırtına…
Yalanın devirir çamlar…
Günün koşulları,
Yoğrulduğun çevre,
Gömüldüğün kitaplar,
Basamaklarıdır oluşan bilincin,
Güzel günlere kanat açar için…
Aşk mayası saldın aldın aklımı,
Küstün gülüm bir tutulmuş ay gibi…
Yâr rüyası daldın çaldın saklımı,
Kastın gülüm bir gerilmiş yay gibi…
Her seherde vurduğun yer kaşınır,
Kara bulut oldun çöktün başıma,
Ciğer yanar yaşlar çağlar sil sen yar!
Ayaz oldun yarım lokma aşıma,
Yeter canım şu yüzüme gül sen yar!
Seni sevmek sol yanımın günahı,
Sabah yorum, akşam yorum,
Bitsin artık bu oturum…
Büyük şair(!) Uzman kurum(!)
Yeter baykuş bir sus artık…
Görmez kendi zilletini,
Ruhuna işlemiş fitneyle fesat,
Haramla yoğrulmuş yaptığı hasat…
Satar anasını bulursa fırsat,
Nur değil nur değil taş yağar bir gün…
Diplomalı yağcı hem de yalancı,
Satılmış dil bulut yığar etrafa,
Piyon kalem yayar dört bir tarafa,
Gerçek girer toz dumanla çarşafa,
Yalan büyür sultan olur şah olur…
Mavi sularında Akdeniz,
Küçük bir sandaldayım,
Kalabalık bu akşamüstü,
Mersin sahili boydan boya,
Selama durmuş palmiye ağaçları,
Hüzün yüklü bakışlarıma…
Vefasız sevmek,
Yürek dolusu hüsran,
Kuytularda hıçkırıktır…
Dipsiz uçurumlarda,
Ağız dolusu çığlıktır…
Gözyaşımı hain şarap mı sandın?
Ey baykuş hane mi harap mı sandın?
Attın bir kenara çorap mı sandın?
Gönlüme hançeri vurdun da gittin…
Kendine eğlence yaptın cefamı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!