Ey sahte kahraman!
Kabarmış yine tavuk yüreğin,
Satılık kaleminden kan damlar…
Kinin yanardağ,
Nefretin fırtına…
Yalanın devirir çamlar…
Sabah yorum, akşam yorum,
Bitsin artık bu oturum…
Büyük şair(!) Uzman kurum(!)
Yeter baykuş bir sus artık…
Görmez kendi zilletini,
Ruhuna işlemiş fitneyle fesat,
Haramla yoğrulmuş yaptığı hasat…
Satar anasını bulursa fırsat,
Nur değil nur değil taş yağar bir gün…
Diplomalı yağcı hem de yalancı,
Kara bulut oldun çöktün başıma,
Ciğer yanar yaşlar çağlar sil sen yar!
Ayaz oldun yarım lokma aşıma,
Yeter canım şu yüzüme gül sen yar!
Seni sevmek sol yanımın günahı,
Can ciğerdik yok mu dünün hatırı,
Lokmamızı bölüşürdük hep hazla…
Haykırırdı yürek aynı satırı,
Kavrulmuştuk hep birlikte alazla…
Gece gündüz sevgi dergi kitaptık,
Boşuna bu vahşet,
Bu kin,
Bu nefret…
Umut,
Zulüm zindan,
“Mehmet Şahin’e”
Bu gezegen fani handır,
Gözler pınar yürek kandır,
Geldi geçti Mehmet Şahin,
Bıraktığı şeref şandır...
Günün koşulları,
Yoğrulduğun çevre,
Gömüldüğün kitaplar,
Basamaklarıdır oluşan bilincin,
Güzel günlere kanat açar için…
Aşk mayası saldın aldın aklımı,
Küstün gülüm bir tutulmuş ay gibi…
Yâr rüyası daldın çaldın saklımı,
Kastın gülüm bir gerilmiş yay gibi…
Her seherde vurduğun yer kaşınır,
Gözyaşımı hain şarap mı sandın?
Ey baykuş hane mi harap mı sandın?
Attın bir kenara çorap mı sandın?
Gönlüme hançeri vurdun da gittin…
Kendine eğlence yaptın cefamı?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!