Yarama dermanı yâr gelsin çalsın,
Yorulma doktorum kâr etmez neşter…
Usandıysa benden canımı alsın,
Uzak düşmek yardan ölümden beter…
İlhamını alır canandan canım,
Biri düğün yapar oynar,
Biri ölür suyu kaynar,
Biri güler biri yanar,
Ne sahnesin yalan Dünya…
Biri ekmek diye ağlar,
Tuvalet boşluğu,
Yoğurt kovası leğen,
Ellerim çamaşır makinesi,
Su buz gibi soğuk,
Ödünç deterjan Ahmet’ten,
Göndermiş Tamer kardeşle,
Sabah sabah indim Kâhta’m düzüne,
Yudum yudum mis havanı soludum…
Yüzüm sürdüm toprağının yüzüne,
Yudum yudum mis havanı soludum…
Mezarlığın benim kutsal durağım,
Bir sabah,
Evlat bağırdı:
“Babam öldü! ”
“Babam öldü! ”
Toplananların yüzünde kuşku,
Toplananların yüzünde korku!
Para pulla varlığınla ağırsan,
Mazlum görmez feryat duymaz sağırsan,
İsa Musa Muhammedi çağırsan,
Kitabımda beş para da etmezsin…
Tutsak gönlüm gözlerinin tutsağı,
Ardın sıra diyar diyar gezdirme…
Bu sevdadır dinler mi hiç yasağı?
Bir canım var beni ondan bezdirme…
Daldan düşen yaprak solar sararır,
Hele bakın şu çapaklı zevata,
Bakar – görmez rehber olmuş âleme…
Tüm hayatı dişi tutmaz cıvata,
Köşe bulmuş yağ döktürür kaleme…
Bisikletle aya ayak basandır,
Üst üste gömülen kitaplardan,
Okuryazar oldu toprak,
Kültürlendi börtü böcek,
Gece gündüz,
Okur yazı şiir,
Ne yazılmışsa insanlığa dair…
Dalgıç ol dal gözlerime,
Yâr ol su sal közlerime,
Umut bal çal sözlerime,
Dinsin artık acım benim…
Ömür hazan günler sefil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!