Adım başı yapıştılar yakama,
Tatlı dille hepsi verdi birer kart…
Birkaç banka aldım artık arkama,
Al kasiyer al bu kartı çek cırt cart…
Çoluk çocuk girdik büyük markete,
Yirmi iki ekim Cuma.
Ateş yağdı unutulmaz…
Alev duman toprak sema,
Dört yan ağdı unutulmaz…
İki gündüz bir de gece.
Yıl 1993 – 1994,
Okutuyorum aynı sınıfı,
Yeni öğretmenler geldi okuluma,
Yozgat’tan, Burdur’dan, Elazığ’dan,
Okul müdürü köşe dönme derdinde,
Afyon nere Kâhta nere,
Gözüm yaşı oldu dere,
Dost göğsünü gere gere,
Kâhtalıyım diyor gönlüm…
Özlem yakar al kor gibi,
Buram buram hasretin var derdin var,
Gözlerimde toprağın var ferdin var,
Şu gönlümde baş eğmeyen merdin var,
Canım Kâhta’m kara sevdam hasretim…
Bir sel gibi aktım gençlik çağında,
Dertler seli hasret eli aşk yeli,
Kesilmedi bu belalı başımdan…
Yoktur teli kırar beli can deli,
Eksilmedi nafakası aşımdan…
Dostluk yanım riya gördü ziyade,
Sen hep yan sen hep kırıl,
Gönlüm yükün çile keder…
El gülüyor pırıl pırıl,
Gün görmedi bu kalender…
Dert geliyor dalga dalga,
Büyük başlar yürek taşlar haşhaşlar,
Kin nefreti verir her gün damardan…
Kirli Oyun Şırnak Sivas Maraş’lar,
Zevk salyası gıda alır şamardan…
Kendin olma yıkar evin barkını,
Gam telinde hüsran çalar mızrabım,
Aşkta sevgi sadakattir asalet…
Ham elinde yaralıyım harabım,
Gönlüm yorgun sevdam oldu hayalet…
Penceremde gün batımı rengiyim,
Yağdanlık yağ damlatır,
Eller yalar parlatır,
Kişilikten zerre yok,
İt över mert gamlatır...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!