Buram buram hasretin var derdin var,
Gözlerimde toprağın var ferdin var,
Şu gönlümde baş eğmeyen merdin var,
Canım Kâhta’m kara sevdam hasretim…
Bir sel gibi aktım gençlik çağında,
Dertler seli hasret eli aşk yeli,
Kesilmedi bu belalı başımdan…
Yoktur teli kırar beli can deli,
Eksilmedi nafakası aşımdan…
Dostluk yanım riya gördü ziyade,
Sen hep yan sen hep kırıl,
Gönlüm yükün çile keder…
El gülüyor pırıl pırıl,
Gün görmedi bu kalender…
Dert geliyor dalga dalga,
Kafandaki karakolu,
Kır ne olur! Kır ne olur!
Kibirli ben zaten ölü,
Gör ne olur! Gör ne olur!
Korku tutsak eder zulme,
Bilet senden dert giriyor gişeden,
Öğren dedim öğrenmedin yol yordam…
Cin diyerek kendin çıktın şişeden,
Olamadın adam gibi bir adam…
Tüccar oldun arsa sattın cennetten,
Büyük başlar yürek taşlar haşhaşlar,
Kin nefreti verir her gün damardan…
Kirli Oyun Şırnak Sivas Maraş’lar,
Zevk salyası gıda alır şamardan…
Kendin olma yıkar evin barkını,
Gam telinde hüsran çalar mızrabım,
Aşkta sevgi sadakattir asalet…
Ham elinde yaralıyım harabım,
Gönlüm yorgun sevdam oldu hayalet…
Penceremde gün batımı rengiyim,
Yağdanlık yağ damlatır,
Eller yalar parlatır,
Kişilikten zerre yok,
İt över mert gamlatır...
Cağaloğlu her gün yokuş,
Kanat kırık bir göçmen kuş,
Haftalıklar sarı zarfta,
Yüz yirmi beş hayat kuruş…
Köprübaşı ekmek balık,
“HAMİT EVCİ’YE SAYGILARIMLA
O bir halk bilgesiydi,
O sağduyunun sesiydi…
O bir rehber, bir önderdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!