Kör olmuş sis deniz dilsiz ben garip,
Yürek dili gece gündüz hasrette…
Gökte kapris yok bir yıldız gel tabip,
Sevda yeli hançer olmuş gurbette…
Kül renginde giysi giymiş bulutlar,
Gönül kâse bak kırılır bir taşla,
Dil kemiksiz sözü bir ölç tıraşla,
Boş teneke çok ses verir yok gücü,
Düşün konuş bas frene yavaşla…
Aç kapını sana geldim aç hele!
İçim dolu ciğer olmuş köz baba…
Yılan olmuş başımdaki taç bile,
İlişkiler bir kördüğüm çöz baba!
Sen gideli bir hal oldu insana,
Gökte bulut olmaz mı?
Kör olasın zalim kör…
Umutsuz can solmaz mı?
Kör olasın zalim kör…
Aldın ele dümeni,
Ben incitmem arkadaşı,
Bilmem neden atar taşı,
Kör olasın iyi niyet,
Her dem oldun gözüm yaşı…
Bir yel esti attı beni Kozan’a,
Gün telaşlı şimdi dilsiz gecedir…
Sığınmışım sevda yüklü ozana,
Her aşığa nazlı yâri ecedir…
Başı arşta bir tarihtir kalesi,
Adım başı yapıştılar yakama,
Tatlı dille hepsi verdi birer kart…
Birkaç banka aldım artık arkama,
Al kasiyer al bu kartı çek cırt cart…
Çoluk çocuk girdik büyük markete,
Yirmi iki ekim Cuma.
Ateş yağdı unutulmaz…
Alev duman toprak sema,
Dört yan ağdı unutulmaz…
İki gündüz bir de gece.
Yıl 1993 – 1994,
Okutuyorum aynı sınıfı,
Yeni öğretmenler geldi okuluma,
Yozgat’tan, Burdur’dan, Elazığ’dan,
Okul müdürü köşe dönme derdinde,
Afyon nere Kâhta nere,
Gözüm yaşı oldu dere,
Dost göğsünü gere gere,
Kâhtalıyım diyor gönlüm…
Özlem yakar al kor gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!