Günler aylar yine düştü yokuşa,
Yüküm yardan güzüm yazım dildedir…
Döndü gönül bülbül denen o kuşa,
Türküm harda sözüm sazım teldedir…
Yol uzundur inceden de incedir,
Aşk ateşten gömlek mutluluk tacı,
Her yürek bu yükü başa alamaz…
Ömrün güzel tadı gölün ilacı,
Sevgi denizidir herkes dalamaz…
Hoşgörünün bağı özveri dağı,
Bir gemiyim okyanusta dümensiz,
Neredesin kaptan köşkün sahibi…
Hangi gemi demir atar limansız,
Gel derman ol öksüz gönlün tabibi…
Yâr çiçektir gönül kaymak bal ister,
Akdeniz’de akşamüstü,
Yolcu güneş,
Başka kıtalara…
Damarlarda kan sanki ateş,
Gençlerde kördüğüm eller,
Bal üretmekte diller,
Aşkta yasa sevgi saygı sadakat,
Hoşgörüdür her belaya barikat,
Sev gönülden sen de sevil aşk ile
Mutluluğa yol bulmaktır hakikat…
Gülüşünle gönül saksım gül doldu,
Buz çözüldü bahar geldi yaz geldi…
Hüzün yandı gamla keder kül oldu,
Hanemize cümbüş geldi saz geldi…
Bakışınla sevda çıktı doruğa,
Zil çalmadan önce,
Açıldı yavaş yavaş,
Okulun demir kapısı…
Zille koştu inciler,
En öndeydi birinciler…
Diyarbakır’ın orta yerinde,
Hortum yaratıldı bir yiğit için,
Vuruldu gerçeğin cesur sesi,
Ensesinden vuruldu kahpece,
Barış elçisi kınalı güvercin…
“Gerçek Dostum Abdurrahman Karabiber’e Sevgilerimle”
Ey hayat!
Gelme üstüme üstüme,
Artık basma damarıma,
Kirli keskin tırnakların etimde,
Sevdam bir ok sensin benim menzilim,
Senden önce aşk bağında laldım ben…
Sevda hariç ben her şeyden azilim,
Âşık diye sana miras kaldım ben...
Bu alnıma senin adın yazılmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!