Seni sevdim nikâhladın kederi,
Ağıt ektin seven gönlün diline…
Hazan oldun gülmez ettin kaderi,
Sevda derken düştüm çile yeline…
Gönül verdim senin gibi baykuşa,
Çekene sor yarasını gönülün,
Yaşı döker saza hüzün çaldırır…
Dikene kor narasını al gülün,
Kaşı çatar köze özün daldırır…
Yastığında bin bir çeşit arılar,
Bu gün Perşembe,
Bizim koğuşun görüş günü,
Geldi sevgili eşim,
Kızım oğlum iki güneşim…
İki gözü iki çeşme,
Hatun sanki Hürrem Sultan,
Poz bin beş yüz burun Kaf’ta…
Onsuz gün yok ağarmaz tan,
Ağız çarık dil ham lafta…
Asaleti haram para,
Parçalanmış geminin yelkenleri,
Dolmakta tekneye sular,
Bedenim sırılsıklam,
Yüreğim dayanmıyor yüküme,
Gönlüm isyankâr…
Kör olmuş sis deniz dilsiz ben garip,
Yürek dili gece gündüz hasrette…
Gökte kapris yok bir yıldız gel tabip,
Sevda yeli hançer olmuş gurbette…
Kül renginde giysi giymiş bulutlar,
Gönül kâse bak kırılır bir taşla,
Dil kemiksiz sözü bir ölç tıraşla,
Boş teneke çok ses verir yok gücü,
Düşün konuş bas frene yavaşla…
Aç kapını sana geldim aç hele!
İçim dolu ciğer olmuş köz baba…
Yılan olmuş başımdaki taç bile,
İlişkiler bir kördüğüm çöz baba!
Sen gideli bir hal oldu insana,
Gökte bulut olmaz mı?
Kör olasın zalim kör…
Umutsuz can solmaz mı?
Kör olasın zalim kör…
Aldın ele dümeni,
Bir yel esti attı beni Kozan’a,
Gün telaşlı şimdi dilsiz gecedir…
Sığınmışım sevda yüklü ozana,
Her aşığa nazlı yâri ecedir…
Başı arşta bir tarihtir kalesi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!