Hele bakın arsız dosta,
Fıldır fıldır yılan gözü…
Yele yakın narsız posta,
Odur bıldır çalan közü…
Yağdanlığın boldur yağı,
Yediğin sofraya sapladın bıçak,
Kuduz olan böyle yapardı ancak,
Sen arsız utanmaz alçaksın alçak,
Seni bağışlatmaz ölümün bile…
Bizi değiştirdin bir uyuz ite,
Ben çocuktum sen de gençtin,
Sağır dilsiz ama güleçtin…
Can sıkıntımıza efkârımıza,
Reçetesiz ilaçtın…
Gelirdin demirciler çarşısına,
Yüreği karartan hüznün,
Dekorasyonunu yapan mimarsın…
Gözlerde çiseleyen yağmurun,
Yanakta raporunu yazansın…
Damlanın ızdırabına,
Karadeniz gibi hırçın,
Uyku gelir bekler durur eşikte,
Aylar geçti gelir girmez gözüme…
Sevdam ağlar ninni dinler beşikte,
Bir nâr sevdim kulak vermez sözüme…
Fayda etmez ıhlamuru nanesi,
Hüzün dağı sevda yeli mahsulü,
Gönül kuşu nağme yapmış feryadı…
Sevda bağı sensizliğin yoksulu,
Çığ altında aşkımızın yok adı…
Katran renkli prangalı geceler,
Ben Gülizar muhtarın has gelini,
Bıktım gayrı ben bu köyde duramam…
Kurban olam uzat bize elini,
Tezek için onu bunu karamam…
Öğretmenim kızım derdin Gülona,
Saat başı yedir kaymak bademi,
Bir verme dur vampir olur kanına…
Kırk yıl taşı sen omzunda âdemi,
Bir gün indir düşman olur canına…
Veren el ol takar saygı pozunu,
Haber aldım kara bahtlı ilçeden,
Hüzün çökmüş sofrasına garibin…
Su çekilmiş tarlalardan bahçeden,
Gülmez olmuş yüzü fakir Habib’in…
Koca inek tümden kesmiş sütünü,
Yeşillendi dört bir yanı,
Dağı taşı can Kâhta’mın…
Büyülüyor dost insanı,
Pınarbaşı can Kâhta’mın…
Kuzu meler anasına,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!