Çoluk çocuk parka geldik gündüzün
Bu kart bize eza verdi hâkim bey!
Ben utandım bak yüzü al dağ düzün,
Utanmaza bir ceza ver hâkim bey!
Çıldırmış bu göz görmüyor etrafı,
Özledim yâr,
İnan seni çok özledim…
Gözüm yolda kulak seste,
Sabah akşam,
Yollarını gözledim…
Girdim görüş kabinine matem var,
Camdan cama gözyaşları süzüldü…
Bahtsız bahta kör talihe sitem var,
Canlar cana can canlara üzüldü…
Boğazları sanki bir el sıkıyor,
Kız sen beni âşık ettin gül yüze,
Ahu gözler iki petek halis bal…
Çiçek diye annen salmış bu düze,
Canım özler gönül bekler istikbal…
Gonca gülsün sen bülbülsün bağımda,
Badem gözde sakla aşkın gizini,
Sende dursun ipoteği sevdamın…
Dağda düzde izlet şirin izini,
Bende kursun yuvasını aşk damın…
En zifiri karanlıkta mehtabım.
Çok özledim seni doğduğum Kâhta’m,
Tüter gözlerimde taşın toprağın…
Ağlayıp güldüğüm coştuğum Kâhta’m,
Tüter gözlerimde taşın toprağın…
Kâhta çayı dönmüş baraj gölüne,
Öyle ezici ki gidişin,
Çöreklendi yüreğime ağrı,
Mideme vurdu sensizlik,
Ağzımdan burnumda dalga dalga,
Ayrılık soluyor hoyratça…
“Pirin Palas’tan Kâhta Halkına”
Penceremden giren ey güzel yıldız,
Gel arkadaşım ol kalmışım yalnız,
Bağdaş kur hücreme ol dost muhafız,
Açalım defteri dertler üstüne…
Çile limanında çıkmıyor takam,
Alnıma yazmışlar derdi cefayı…
Bir araya gelmez hiç iki yakam,
Çok gördüler bahta zevki sefayı…
El sürmem harama söz verdim baba,
Bana dertsin bana çile,
Bana yüksün bile bile,
Haydi çek git güle güle,
Bırak beni bana bırak…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!