Küçük kızım Birican,
Baban zalim elinde…
Dayan derim diren can,
Yanma hasret yelinde…
Seksen yılın Eylül’ü,
Ağzı açık suyu akar,
Kova kaçık kuyu bakar,
Beyin cacık huyu yakar,
Biz de yandık ateşine...
Buldun kazı verdin gazı,
Aldın cazı çaldın sazı,
Bahar tazı yoktur yazı,
Çoktur bizde çok Niyazi...
Duman duman oldu Lice’nin üstü,
Gelin dostlar gelin haller perişan…
Sağırın dilsizin dikilmez büstü,
Gelin dostlar gelin haller perişan…
Kapkara bulutlar çöktü arşıma,
Yaralı Lice,
Baş kesen birçok cüce,
Karartılmış güneş,
Kan kusuyor gece…
Prangalı sabah,
Karasinek,
Harcadın alın terimi,
Hançerledin ciğerimi...
Bana öyle bakma,
Soframda kalan çeyrek lokma…
Dünya fani şu üç günlük ömürü,
Onurlandır şeref ile şan ile…
Kalp olmasın Zonguldak’ın kömürü,
El yıkama haram ile kan ile…
Ağaçlar dik gölge etsin insana,
Yedi içti inkâr etti,
Her anımı efkâr etti,
Dar günümde vurdu darbe,
Kıblesini çıkar etti…
Girdi her gün bin kılığa,
Yalan Dünya koca karpuz,
Can karpuzda bir çekirdek…
Ağustos’ta bedenim buz,
Baharım yok güneşe dek…
Düşemedim al toprağa,
Soğuk surat tam mahkeme duvarı,
Bir tatlı dil güler yüz yok hâkim bey…
Gece yokuş gündüz hüzün bulvarı,
Gör bakışı iki göz ok hâkim bey…
Üç öğünde soframızda velvele,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!