Yalan Dünya koca karpuz,
Can karpuzda bir çekirdek…
Ağustos’ta bedenim buz,
Baharım yok güneşe dek…
Düşemedim al toprağa,
Soğuk surat tam mahkeme duvarı,
Bir tatlı dil güler yüz yok hâkim bey…
Gece yokuş gündüz hüzün bulvarı,
Gör bakışı iki göz ok hâkim bey…
Üç öğünde soframızda velvele,
Kaçtın gittin dar günümde,
Sorma beni haydi yol al…
Kara gölgen var dünümde,
Sorma beni git topla nal…
Sen sırtımdan sürdün sefa,
Sevdan ile serçe kuşun kanadı,
Bu yüreğim gel koy elin gör Zehra…
Aşk narindir sevmez fazla inadı,
Sevgi ile nakış nakış ör Zehra…
Menekşenin kokusundan çağrı var,
Bizim sevdamız,
Emeğe özgürlük sevdası,
Tanıktır tarih direnişimize,
İşçi köylü öğrenci aydın,
Birlikte zincirler çürüttük…
Küçük kızım Birican,
Baban zalim elinde…
Dayan derim diren can,
Yanma hasret yelinde…
Seksen yılın Eylül’ü,
Ağzı açık suyu akar,
Kova kaçık kuyu bakar,
Beyin cacık huyu yakar,
Biz de yandık ateşine...
Buldun kazı verdin gazı,
Aldın cazı çaldın sazı,
Bahar tazı yoktur yazı,
Çoktur bizde çok Niyazi...
Duman duman oldu Lice’nin üstü,
Gelin dostlar gelin haller perişan…
Sağırın dilsizin dikilmez büstü,
Gelin dostlar gelin haller perişan…
Kapkara bulutlar çöktü arşıma,
Yaralı Lice,
Baş kesen birçok cüce,
Karartılmış güneş,
Kan kusuyor gece…
Prangalı sabah,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!