Badem gözde sakla aşkın gizini,
Sende dursun ipoteği sevdamın…
Dağda düzde izlet şirin izini,
Bende kursun yuvasını aşk damın…
En zifiri karanlıkta mehtabım.
Çok özledim seni doğduğum Kâhta’m,
Tüter gözlerimde taşın toprağın…
Ağlayıp güldüğüm coştuğum Kâhta’m,
Tüter gözlerimde taşın toprağın…
Kâhta çayı dönmüş baraj gölüne,
Öyle ezici ki gidişin,
Çöreklendi yüreğime ağrı,
Mideme vurdu sensizlik,
Ağzımdan burnumda dalga dalga,
Ayrılık soluyor hoyratça…
“Pirin Palas’tan Kâhta Halkına”
Penceremden giren ey güzel yıldız,
Gel arkadaşım ol kalmışım yalnız,
Bağdaş kur hücreme ol dost muhafız,
Açalım defteri dertler üstüne…
Çile limanında çıkmıyor takam,
Alnıma yazmışlar derdi cefayı…
Bir araya gelmez hiç iki yakam,
Çok gördüler bahta zevki sefayı…
El sürmem harama söz verdim baba,
Bana dertsin bana çile,
Bana yüksün bile bile,
Haydi çek git güle güle,
Bırak beni bana bırak…
Eli gözü bağlı ayak prangalı,
Zindanın dibinde yatıyor yiğit…
Zalimlere düşman şerle kavgalı,
Zindanın dibinde yatıyor yiğit…
Canı lime lime kanlar içinde,
Güvensizlik bataklığında debelen,
Özü çürük olamadın kardelen,
At sevdamı meşeden hara,
Sürükle umutlarımı intihara…
Fırtınalar estir başımdan,
Kalbime neşteri vurma doktor sen,
Dermansa amacın çağır yâr gelsin…
Lokman hekim gelse kan görmez bu ten,
Kâr etmez ilacın çağır yâr gelsin…
Yârin özleminden düşmüşüm derde,
Ömrün günü biter bir bir,
Mezarını çalı kaplar…
Tutsak almış seni kibir,
Mezarını çalı kaplar…
Yaratmadın sen evreni,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!