Ömrün günü biter bir bir,
Mezarını çalı kaplar…
Tutsak almış seni kibir,
Mezarını çalı kaplar…
Yaratmadın sen evreni,
Dostluklar çürümüş sen kanma canan,
Vur başını taşa yoksa tırnağın…
Ateş sardı canı zordayım inan,
Vur başını taşa yoksa tırnağın…
Yan ateşinle yan kavrul yağınla,
Savcı oldum sorguladım ben beni.
Yargıç oldum yargıladım ben beni…
Kitap kitap görgüledim ben beni.
Baktığın aynada bir gör sen seni…
Soframdaki bir lokma aş,
Arttı ahbap dost arkadaş…
Yoktu bir tek selam soran,
Gözlerimden akarken yaş…
Dün girince başım derde,
Gönül rahatlığıyla güzelim,
Yüreğime dal,
Sultanım ol canım ol,
Kurbanım gönül hırsızına,
Çal hepsini çal…
Vardığım yer büyük başlar adresi,
Kürsüdeydi kirli âlem teresi,
Birbirinden habersiz dört metresi,
Yaşa var ol diye alkış tutuyordu…
Ankara bir âlem,
Oyun içinde oyun var,
Vurgun var,
Soygun var,
Raks var…
Ankara’da bakan çok,
Bakar görmez gel de çöz…
Bankalara takan çok,
Akar gider yelde toz…
Bize zırnık alır bol,
Sevinç kuşku sancı sürer dokuz ay,
Anne melek gönüllüdür zahmete…
Evlat dünya kendi olur dolunay,
Ölene dek devam eder himmete…
Candır evlat kurban eder uykuyu,
Hava sıcak tam dem,
Yükseliyor hızla nem,
Boğuldu boğulacak,
Koğuşta onlarca âdem…
Havanın gözlerinde kem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!