“Gadan alam bu ne hal!
Ne körsünüz ne de lal! ”
Dertli zorlu seneler,
Geldi geçti sen sustun…
Emdi bitler keneler,
Güvensizlik bataklığında debelen,
Özü çürük olamadın kardelen,
At sevdamı meşeden hara,
Sürükle umutlarımı intihara…
Fırtınalar estir başımdan,
Bana dertsin bana çile,
Bana yüksün bile bile,
Haydi çek git güle güle,
Bırak beni bana bırak…
Eli gözü bağlı ayak prangalı,
Zindanın dibinde yatıyor yiğit…
Zalimlere düşman şerle kavgalı,
Zindanın dibinde yatıyor yiğit…
Canı lime lime kanlar içinde,
Daldan dala gezen turna,
Kırkayaklı böcek misin?
Her makamda üzen zurna,
Sen bir ayyaş köçek misin?
Bu ne talep bu ne çok arz,
Kalbime neşteri vurma doktor sen,
Dermansa amacın çağır yâr gelsin…
Lokman hekim gelse kan görmez bu ten,
Kâr etmez ilacın çağır yâr gelsin…
Yârin özleminden düşmüşüm derde,
Ömrün günü biter bir bir,
Mezarını çalı kaplar…
Tutsak almış seni kibir,
Mezarını çalı kaplar…
Yaratmadın sen evreni,
Dostluklar çürümüş sen kanma canan,
Vur başını taşa yoksa tırnağın…
Ateş sardı canı zordayım inan,
Vur başını taşa yoksa tırnağın…
Yan ateşinle yan kavrul yağınla,
Savcı oldum sorguladım ben beni.
Yargıç oldum yargıladım ben beni…
Kitap kitap görgüledim ben beni.
Baktığın aynada bir gör sen seni…
Soframdaki bir lokma aş,
Arttı ahbap dost arkadaş…
Yoktu bir tek selam soran,
Gözlerimden akarken yaş…
Dün girince başım derde,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!