Yüreğimin kapı zili,
Kırmızı halı serdi yoluna,
Gözlerim gül yaprağı serdi üstüne,
Gün gecenin koynunda karardı,
Gece sabahın kucağında aydınlandı,
Bekliyorum gelmedin sevdiğim,
Süs hayata,
Doğum ölüm arası,
Küs edebiyata,
Kitapsız kültür fukarası…
Sıyırmış balatası,
Sıkışıp durma yüreğim,
Nedir bu halin,
Mengenede misin?
Her şey yalın,
Yalnızsın işte sen,
Kendi keyfinde her dalın?
Bey ağa sanırsın baksan tipine,
Güvenme tutunma onun ipine,
Kene olmuş binmiş beleş cipine,
Bir lokmaya satmış dost dediğini…
Belli değil dini kıblesi yönü,
Arama dost arama,
Yandım bahtı karama,
Hançer vurdu daha dün,
Adaletsiz yarama...
Vicdan dönmüş eleğe,
Kazan kursan yaksan tonla çamları,
Pişin diye atsan bütün hamları,
Niyet yoksa hamlık olmaz gamları,
Görmez gözü pişmez özü çiğ kalır…
Köhnemiş kırıntılar kileri,
Sürüyle loş beyin,
Debelenir bataklıkta bir ömür,
Karanlığa yeminli,
Bir adım gitmez ileri…
Kız sen beni âşık ettin gül yüze,
Ahu gözler iki petek halis bal…
Çiçek diye annen salmış bu düze,
Canım özler gönül bekler istikbal…
Gonca gülsün sen bülbülsün bağımda,
Badem gözde sakla aşkın gizini,
Sende dursun ipoteği sevdamın…
Dağda düzde izlet şirin izini,
Bende kursun yuvasını aşk damın…
En zifiri karanlıkta mehtabım.
Çok özledim seni doğduğum Kâhta’m,
Tüter gözlerimde taşın toprağın…
Ağlayıp güldüğüm coştuğum Kâhta’m,
Tüter gözlerimde taşın toprağın…
Kâhta çayı dönmüş baraj gölüne,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!