Kesme - yakma diri diri.
Fırat almaz senin kiri,
Çık aradan din taciri,
Bırak beni bana bırak…
Yel eğmesin bir dal gibi,
Sel almasın bir mal gibi,
Yalan olma bir fal gibi,
Sen insansın dik dur kardeş…
“Kara günün eseri”
Yanıt istiyorum yanıt!
Dertli annem! Çilekeş babam!
Canlarında can bulduklarım…
Canlarına kurban olduklarım…
Gece sen uyu,
Nöbetteyim dert durağında,
Okumak yazmak gerek,
Doldu taştı yine,
Gönlümdeki her terek…
Etimizde zulmün kanlı tırnağı,
Hüzün dolu gönlümüzün konağı,
Can dostlardır bize direnç kaynağı,
Var olsunlar sağ olsunlar can dostlar...
Şirin Kâhta’m düz ovada bir gülsün,
Çok özledim peynirini narını…
Ayaz vurmuş hüzün dolmuş gönülsün,
Derdin derdim duydum ahu zarını…
Nice baykuş öter olmuş bağında,
Yüreğin taş gözlerin kör ahrazsın,
Gönül verdim aşkı oyun sanana…
Ağılı aş kavuran kor poyrazsın,
Körük oldun yelle gittin yanana…
Sen çatık kaş baştanbaşa yalansın,
Dünya düştür bırak gönül sen yası,
Sevgi baldır baş tacı yap saygıyı…
Toprak oldu giyen ipek atlası,
Sal ipini yeller alsın kaygıyı…
Güzelliği örsün günün tezgâhı,
Bir kolun yâr mavi ipek yorganım,
Diğer kolun yastık oldu başıma…
Senin sevdan, yaşam bağım, urganım,
Yağ, tuz - biber sevgin benim aşıma…
Mavi gökte, doğan güneş gözlerin,
“Ahmet Bulut’a Sevgilerimle”
Baharında solmuş yiğit arkadaş,
Ciğerime ateş düştü yanarım…
Toprağında başucuna konmuş taş,
Acılarım bini aştı yanarım…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!