Bina yapma kum üstüne,
Seller gelir alır gider…
Haram koyma cam testine,
Eller gelir alır gider…
Yatsı olur mumun söner,
İyi çocuklardık biz…
Öğretmen okulu yıllarım,
Tan vaktine akardı can,
Okur yazar çizerdik,
Güneşle kol kola gezerdik…
Edebiyat pınarından edep,
Düştün gönül ağır derde,
Sevdiceğin hala nazda…
Söz kâr etmez sağır ferde,
Kış yaşarsın o hep yazda…
Bu ayrılık yağlı urgan,
Genç yaşında hazan sarmış bedeni,
Yaşama küs umudunda koca har…
Gözü görmez ömrü zindan edeni,
Çare değil yenilgidir intihar…
Bir çiçektir zoru yener kardelen,
Sevda köşkün canan bu sol yanımsa,
Renk ver gülüm menekşenin moruna…
Yâre düşkün canın benim canımsa,
Su dök gönül ateşinin koruna…
Kat sevgini gönül dönsün Aras’a,
Dört mevsim kış oldu baharın hani?
Yoğur acıları göm yüreğine…
Umudun düş oldu seherin hani?
Yoğur acıları göm yüreğine…
Uzağı görürdün gözlerin hani?
Ansın yüreğim ansın,
Hasretinle hep yansın,
Mehmet Şahin öğretmenim,
Sen özlenen cansın…
Özlenmek ne güzel,
Hüzün giymiş gecelerde çile var,
Sevda derdi cenderede bu gönül…
Ayaz yemiş hecelerde sel sis kar,
Veda gerdi kırıldı dal soldu gül…
Yâr yürekten sevdim seni can gibi,
Telefonla aldım kara haberin,
Ciğerim tutuştu yandı Mustafa…
Gurbet elde yaktı derdin kederin,
Ciğerim tutuştu yandı Mustafa…
Bir kör bıçak gibi saplandı acın,
Lice’ye düşürdü kaderim beni,
Kaldım anam kaldım gözlerim yaşlı…
Seyrettim binlerce göçüp gideni,
Kaldım anam kaldım gözlerim yaşlı…
Gönlüm kan ağlıyor ciğer yaralı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!