Cennet ilin bakar körü,
Ota suya gider sürü,
Davul çalar bomboş miden,
Bir de kendin için yürü...
Sizsiz sabahında,
Zifiri karanlık gecenin,
Duvarlar gelir üstüme üstüme…
Parmaklarını arsızca batırır,
Ampuller gözlerime…
Duvar saati balyozdur,
Ottan itler yarattık,
Güzel sözlü,
Alnı ak,
Yüreği pak,
Bu toprağın çocuklarını,
Sokak ortasında,
Kirli eller körük körük fırtına,
Oyun kandır sahne kandır perde kan…
Kan emenler binmiş halkın sırtına,
Hava duman dört yan doldu figüran…
Böl yönettir yüzyılların âdeti,
“Bir Haftalık Liceli Geline”
Gelin oldu ay dolmadı,
Cana kıydı kanlı eller…
Kına yaktı oy solmadı…
Cana kıydı kanlı eller…
Hareket yok havada suda,
Her şey pusuda…
Bütün koyuluğuyla karanlık,
Germiş kanatlarını kalleşçe…
An olaylara gebe,
Ağlatma ne olur,
Yakışmaz sana zulüm…
İyilik meleğisin gönlümün,
Tatlı meleğisin ömrümün,
Ellerimden tut benim,
Tut ellerimden ne olursun…
Bahar sensiz bahar değil,
Yaz, yaz değil gülüm solgun…
Diyar sensiz diyar değil,
Saz, saz değil telim yorgun…
Güneş sensiz güneş değil,
Seni gördüm benim eski mekânda,
Güler yüzün bir güneşti dükkânda,
Duvarında 'Eski Çarşı' şiirim,
Madalyaydı dostluk senin yakanda...
Markalıdır diye yatak odası,
Gitti verdi elli koyun parası…
Ne süt kaldı evde ne de yoğurt,
Karın doyurmuyor marka havası…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!