“Çoban Mehmet’e”
Kurt dediğin canavar,
Çok çirkindir dişleri…
Boş meydanda hep o var,
Görür renkli düşleri…
Hülya Bacı derdi almış kaleme,
Mıçı kardeş sen duyurdun âleme,
Çare yok mu gözyaşına eleme?
Çile bizim hüzün bizim dert bizim...
Senin aşkın çıkmaz sokak kördüğüm,
Dil dökerim yeller alır sözümü…
Kör inattır benim sende gördüğüm,
Gül ekerim çalı sarar düzümü…
Kozalarda sabır ipek örendir,
Doldur hüznü altı kopmuş sepete,
Çık sokağa hepsi birden dökülsün…
Çöpçü baba biraz girsin zahmete,
Süpürgesi tel tel olsun sökülsün…
Ayrılığı doldur bir pet şişeye,
Viran yuva soğuk hava gurbet zor,
Gece uzun sarar hüzün hasret zor,
Ayrı düştük canlar şimdi uzakta,
Gönül ağlar efkâr bağlar nöbet zor…
Dert kudurur akar durur gözyaşı,
Hey deli yürek!
İnsanlar korkak ürkek,
Çıkar dönmüş tapınağa,
Neme lazımcılık her tarafta,
El pençe dalkavuklar safta…
Gözlerinden,
Umut yükledim gönlüme…
Gönlüm,
Çiçek çiçek umutlandı…
Bir yâr sevdim aşkım bende saklıdır,
Gönlüm alev dilim yemiş ayazı…
Gelin oldu güzel gözlüm haklıdır,
Yâr ne bilsin saklı kalmış niyazı…
Cep delikti yokluk beter ölümden,
Mevsimlik işçi çocuktur masalcı,
Gâvur dağlarının ötesi koca şehir,
Bereket anadır iki güzel nehir…
Büyük binalar bulvarlar bin bir ışık,
Sırılsıklam el ele koklaşan yüzlerce âşık…
Taşralıya dönme dolaptır yaşam,
Yıllar ömrü kırpa kırpa
Yaş geldi dayandı kırka…
Dervişler misali salkım saçak,
Sırtımda bir hırka,
Dolaştım ülkemi köşe bucak…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!