Kısır beyin katran yürek kara ses,
Günden çalar mavi göğü güneşi…
Ot yargıçtır başgardiyan kör kafes,
Dünden gelir korlar durur ateşi…
Doğruları demiryolu rayıdır,
Hamla dostluk hazan gibi,
Karanlıktır çürük yürek…
Özü yanmış kazan dibi,
Al at çöpe benden kürek…
Onur yerde tozlu paspas,
“Şirin Bakırcıoğlu’na”
“Sevebileceğin kadar,
İnsan al,
Hayatına,
İsrafa ne gerek var…”
Sen gonca gül ben bir çınar,
Sevgi saygı bende pınar,
Karşılıksız akar durur,
Bu dostluğu körler kınar…
Kanlı coğrafyada doğmak kederim,
Zulmün azı dişi tenimde benim…
Mazlumdan yanayım ondan hederim,
İnsanlık sevdası genimde benim…
İttihat cellâdı vermiş fermanı,
Gönül mumdur aşk ateştir,
Kor olana düşüp yanma…
Temel kumdur sele eştir,
Taştan taşa vurur kanma…
Kerem küldü Aslı için,
Savruluyor gönül aşkın harında,
Sevene ahu zar çektiren böcek…
Kavruluyor bülbül ilkbaharında,
Ateş tarlasında sektiren köçek…
Sundu yüreğini gonca çağında,
Kör keserdir cehalet,
Nişangâhta umut,
Kemirgen zaman,
Kıvranıyor can,
Hüzünde liman…
Hasret ektim yollarına bir ömür,
Bu gurbetin dertli sabır taşıyım…
Sevda çektim kollarına baht kömür,
Her sohbetin mazi akan yaşıyım…
Uzun nemli gecelerde bir yadım,
Basında ekranda zehirli laklak,
Dedikodu tele vole şamata,
Biri diğerinden matrak…
Kişiliklerde çöküntü kokuşmuşluk,
Yıldızlarda tatilde ahlak…
“Domdom kurşunu değdi”




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!