Çene değil makineli,
Uçtu külü hem mangalı,
Hele bakın siz şu tipe,
Bu maganda tam bir çalı…
Markalıdır diye yatak odası,
Gitti verdi elli koyun parası…
Ne süt kaldı evde ne de yoğurt,
Karın doyurmuyor marka havası…
Seni gördüm benim eski mekânda,
Güler yüzün bir güneşti dükkânda,
Duvarında 'Eski Çarşı' şiirim,
Madalyaydı dostluk senin yakanda...
Tez ulaştı kara haber,
Yandım anam ben ciğerden…
Al boynumu dara gönder,
Vurulmuşum ben ciğerden…
Can Mehmet’im yiğit kardeş,
“Bir Haftalık Liceli Geline”
Gelin oldu ay dolmadı,
Cana kıydı kanlı eller…
Kına yaktı oy solmadı…
Cana kıydı kanlı eller…
Hareket yok havada suda,
Her şey pusuda…
Bütün koyuluğuyla karanlık,
Germiş kanatlarını kalleşçe…
An olaylara gebe,
Zalim kader attı beni Lice’ye,
Parça parça oldu garip yüreğim…
Hasret kaldım huzurlu bir geceye,
Parça parça oldu garip yüreğim…
Gezer durur her an ölüm başımda,
Haramzade eşiğinin ebesi,
İşportacı tezgâhında yemdiler…
Kör karanlık beşiğinin bebesi,
Biberonda kin nefreti emdiler…
Hoşgörüyü zehirli ot sandılar,
Dedikodu uzmanı,
Fitneliğin yazmanı,
Boş meydanda kuduz,
Saldırgan uyuz,
Diplomalı dalkavuk,
Kalkınca zorun şamarı,
Esir gibi zorla konduk kafese,
Yetmiş kişi kaldık nefes nefese,
Selam olsun insan olan herkese,
Suçlu başta biz içerde kalırız…
Metrelerce iple kefen kesildi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!