Cennet ilin bakar körü,
Ota suya gider sürü,
Davul çalar bomboş miden,
Bir de kendin için yürü...
Ottan itler yarattık,
Güzel sözlü,
Alnı ak,
Yüreği pak,
Bu toprağın çocuklarını,
Sokak ortasında,
Sizsiz sabahında,
Zifiri karanlık gecenin,
Duvarlar gelir üstüme üstüme…
Parmaklarını arsızca batırır,
Ampuller gözlerime…
Duvar saati balyozdur,
Kirli eller körük körük fırtına,
Oyun kandır sahne kandır perde kan…
Kan emenler binmiş halkın sırtına,
Hava duman dört yan doldu figüran…
Böl yönettir yüzyılların âdeti,
Çene değil makineli,
Uçtu külü hem mangalı,
Hele bakın siz şu tipe,
Bu maganda tam bir çalı…
Markalıdır diye yatak odası,
Gitti verdi elli koyun parası…
Ne süt kaldı evde ne de yoğurt,
Karın doyurmuyor marka havası…
Seni gördüm benim eski mekânda,
Güler yüzün bir güneşti dükkânda,
Duvarında 'Eski Çarşı' şiirim,
Madalyaydı dostluk senin yakanda...
Tez ulaştı kara haber,
Yandım anam ben ciğerden…
Al boynumu dara gönder,
Vurulmuşum ben ciğerden…
Can Mehmet’im yiğit kardeş,
“Bir Haftalık Liceli Geline”
Gelin oldu ay dolmadı,
Cana kıydı kanlı eller…
Kına yaktı oy solmadı…
Cana kıydı kanlı eller…
Hareket yok havada suda,
Her şey pusuda…
Bütün koyuluğuyla karanlık,
Germiş kanatlarını kalleşçe…
An olaylara gebe,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!