Bahar sensiz bahar değil,
Yaz, yaz değil gülüm solgun…
Diyar sensiz diyar değil,
Saz, saz değil telim yorgun…
Güneş sensiz güneş değil,
Tez ulaştı kara haber,
Yandım anam ben ciğerden…
Al boynumu dara gönder,
Vurulmuşum ben ciğerden…
Can Mehmet’im yiğit kardeş,
Bizim köyde rağbet ölmez kocada,
Başka bir eş istemiyor şen dullar…
Mutlu günler bu dumansız bacada,
Umut olmuş gözleniyor son yollar…
Emekliye ölmez adı takılmış,
Hani alkış, hani el- kol sallayan,
Kemikleri şapır şapır yalayan.
En büyüksün deyip seni avlayan…
Neredeler o dostların nerede?
Yüreğim kan gözüm yaş,
Aç gözünü bu ne hal…
Sakın deme özüm taş,
Aç gözünü bu ne hal…
Bahçe aynı gül ayrı,
İçtim aşkın yüreğinden şarabı,
Kanadımdır sevda yeli bu gece…
Taşkın gönül bu sevginin turabı,
Gül bahçemin konuğudur can ece…
Akar sevgi dolar taşar kâseler,
Çok yakışmış ak gelinlik bedene,
Kardeş gelsin al kuşağı bağlasın…
Alkışlarla eşlik edin gidene,
Anne ahbap sevincinden ağlasın…
Vur çalgıcı vur çalgının teline,
Habersiz çekip gidişin,
Hançer tadında nartanem!
Merhem olmuyor resmine bakmak…
Bir yılan gibi,
Dolanıyor sancın bedenimde…
Gel sevdiğim!
Ölmüş vefa bitsin cefa sür sefa,
Boş ver lafa takma kafa koy rafa,
Gel gir safa yâr aşk şifa son defa,
Kur bir masa doldur tasa dik başa…
Para hikmet görür kıymet çok namert,
Güz yaprağı ömrüm esir namerde,
Talan zalim sürüm sürüm sürüne…
Bu başımı bin belaya bin derde,
Salan zalim sürüm sürüm sürüne…
Çocukluğu doya doya tatmadan,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!