Kaynanana geçmez sözün,
İşin çok zor Osman Osman…
Ateş alır yanar özün,
İşin çok zor Osman Osman…
Kısır beyin katran yürek kara ses,
Günden çalar mavi göğü güneşi…
Ot yargıçtır başgardiyan kör kafes,
Dünden gelir korlar durur ateşi…
Doğruları demiryolu rayıdır,
Özledim ah!
Kâhta’m seni özledim,
Merdine yiğidine,
Kucak kucak selamlar…
Senden mektup,
“Şirin Bakırcıoğlu’na”
“Sevebileceğin kadar,
İnsan al,
Hayatına,
İsrafa ne gerek var…”
Sen gonca gül ben bir çınar,
Sevgi saygı bende pınar,
Karşılıksız akar durur,
Bu dostluğu körler kınar…
Kanlı coğrafyada doğmak kederim,
Zulmün azı dişi tenimde benim…
Mazlumdan yanayım ondan hederim,
İnsanlık sevdası genimde benim…
İttihat cellâdı vermiş fermanı,
Cennet ilin bakar körü,
Ota suya gider sürü,
Davul çalar bomboş miden,
Bir de kendin için yürü...
Bir deryadır beyler halk çocukları,
Olanak tanınsın o zaman görün…
Buram buram kokar kır çiçekleri,
Açmaya başlasın o zaman görün…
Sevgi, şefkat ister her insan gibi,
Kirli eller körük körük fırtına,
Oyun kandır sahne kandır perde kan…
Kan emenler binmiş halkın sırtına,
Hava duman dört yan doldu figüran…
Böl yönettir yüzyılların âdeti,
Ottan itler yarattık,
Güzel sözlü,
Alnı ak,
Yüreği pak,
Bu toprağın çocuklarını,
Sokak ortasında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!