Savruluyor gönül aşkın harında,
Sevene ahu zar çektiren böcek…
Kavruluyor bülbül ilkbaharında,
Ateş tarlasında sektiren köçek…
Sundu yüreğini gonca çağında,
Kör keserdir cehalet,
Nişangâhta umut,
Kemirgen zaman,
Kıvranıyor can,
Hüzünde liman…
Hasret ektim yollarına bir ömür,
Bu gurbetin dertli sabır taşıyım…
Sevda çektim kollarına baht kömür,
Her sohbetin mazi akan yaşıyım…
Uzun nemli gecelerde bir yadım,
Basında ekranda zehirli laklak,
Dedikodu tele vole şamata,
Biri diğerinden matrak…
Kişiliklerde çöküntü kokuşmuşluk,
Yıldızlarda tatilde ahlak…
“Domdom kurşunu değdi”
Hızır geldi ayağına,
Açtı sana cömert eli…
Hazır değil dayağına,
Kara kedi namert yeli…
Güneş verir ay yansıtır ışığı,
Güneş üstür ay bir süstür görende…
Yâr şiirdir kâtip sayın aşığı,
Tüm güzellik kalbe ilham verende…
Sevda sensin mısra mısra dökülen,
Hasret denen acı şarap,
Beni böyle etti harap,
Ayrılığı yazan kitap,
Olmaz olsun olmaz olsun…
Elim titrer döner başım,
Bu gönlümün sevda taçlı cevheri,
Nazın ile bu canımdan bezdirdin…
Dört mevsimi ettin kara zemheri,
Yaban elde boynu bükük gezdirdin…
Çöl ömrümün gül kokulu vahası,
Ayrılık sevdayı derde çevirdi,
Hasret hançer olmuş gönlüm perişan…
Karayeller esti aşkı devirdi,
Hasret hançer olmuş gönlüm perişan…
Tatlı dilberimsin ela gözlümsün,
Bir deryadır beyler halk çocukları,
Olanak tanınsın o zaman görün…
Buram buram kokar kır çiçekleri,
Açmaya başlasın o zaman görün…
Sevgi, şefkat ister her insan gibi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!