Çatlar sabır taşı olsa,
Sustur zevzeği Mahmut,
Ne işi var yanında,
Ne geziyor sofranda,
Bataklığın pis kokulu ürünü,
Beyni yüreği kurtlu armut…
Zulüm yeli attı bizi kafese,
İşkencede bedenimiz kan revan…
Kara potin cenderedir nefese,
Durdu akrep dönmez oldu yelkovan…
İz bıraktı soğuk demir bilekte,
Bağ bozumu sahnelerdir dün bize,
Dört yanımız bu gün hüzün çemberi…
Ver kuzumu güz mevsimi gün bize,
Yattı düğün sine gömdük Kamber’i…
Etnik ağsın bahta çalan karasın,
Bir göz attın aldın gönlüm kafesten,
Kaçtın - gittin hele gülüm duralım…
Koştum - durdum ben kesildim nefesten,
Aşk bilene benim halim soralım…
Yaban gülüm neden böyle hırçınsın,
Bir kez düşünmedin yağmur sel olur…
Bir gün en yakının sana el olur…
Ömür çabuk geçer mazi yel olur…
Her günün yarını vardır YADİGÂR…
Har vurdun hazıra harman savurdun,
Kimse övmez sen kendini durma öv,
Annen baban fazla yaşlı vurma söv,
Kahramanlık evde başlar boş kafa,
Çocuğu ez eşin sessiz sorma döv…
Sundum sevdanın özünü,
İpek gönül sofrana,
Mercan gözlerinden,
Yudumladım şarabı,
Gülistan ettin âlemi,
Çarptı gül yüzün,
Görmez oldum gördüğümü,
Derdim özlem çile yüküm…
Gel çöz yâr bu kördüğümü,
Sensizliğin adı yıkım…
Can kafeste kafes zorda,
Kuş beyinli gayrı sus,
Başka yere zehir kus,
Her bir sözün tam kâbus
Cahil ahmak yılan dil…
Dünya fani zaman elek git felek,
Başımda it etimde bit oldun hep…
Sana kaymak bana düştü dert kelek,
Ele ödül bizde zindan mürekkep…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!