Kavrulur bedenim gözümde duman,
Çıkarın takvimden gelmesin Temmuz…
Savrulur küllerim kanlıdır ferman,
Sürünün sırtını delmesin mahmuz…
Zincirden boşanır bu ay vampirler,
Gel!
Kalan ömrün baharı,
Şafağının tatlı rüzgârı,
Ağustos sıcağında,
Yüreğime Nemrut’un karı ol…
Konuk aldım seni gönül çarşıma,
Pembe düşler dizdik senle raflara…
Ece yaptım seni sevda marşıma,
Akıl gönül girdi aynı saflara…
Umut ektik sevgi ile suladık,
İçki uysal şişede,
Canda durmaz su gibi
Düşersin her köşede,
Hiç bilmezsin ayıbı…
Bir serseri mayınsın
Çare vardır her acıya yaraya,
Adı yardır lokman hekim dermandır…
Hayal biter ayak basar karaya,
Adı yardır her bir sözü fermandır…
Ağustos’ta yüreğinin karıdır,
Oy hemşire hemşire,
Kalçam döndü kevgire…
Yavaş batır iğneyi,
Kimsem yok ki çevire…
Kalmasa da takatin,
Geçti evlat bahar, yazım,
Yürek volkan derin sızım,
Kayıp gitme can yıldızım,
Umudumun çiçeğisin…
İnanmışım sana inan,
“Yeğenime Sevgilerimle”
Aç göz çağda viran bağda bir fidan,
Yıktı bendi zoru yendi genç Sinan…
Umut ağda kızgın yağda gün zindan,
Çıktı kendi aştı fendi gör inan…
Bu nasıl köy Musa amca?
Kuş kalmadı kaça kaça,
Ak ak oldu bak şu saça,
Olmaz olsun böyle gurbet…
Yağan dert mi, yağan kar mı?
Fırat’ta, Dicle’de köhne bir salım,
Deftersiz - kitapsız sözlü masalım,
Kâh zulümden kaçak, kâh da yasalım,
Mezopotamya’yım bağrı yanığım…
Tarihim, tanığım birçok döneme,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!