Şu gönlümün divanına,
Bir bey gibi çöktü hüzün…
Derdin kahrın limanına,
Bir bey gibi çöktü hüzün…
Gece gündüz hasret bende,
Bahtı kara bir garibim,
Yürek dolmuş yara bere…
Nazlı yârim tek tabibim,
İçim döksem taşar dere…
Gurbet elde ömür ziyan,
Yıllarımı benden çaldı acılar,
Ben insanım hep haykırdım gerçeği…
Günden güne arttı çile sancılar,
Ayaz yedi soldu ömrün çiçeği…
Çocukluğum tutsak düştü cinlere,
Masmavi sularda yüzen sandala,
Al bir selam götür beyaz güvercin…
Hala gözlerimde tüten hardala,
Al bir selam götür beyaz güvercin…
Karakuş’ta tarih sütuna kuşa,
Utanmaz Adıyamanlı,
Şair geçinen zavallı,
Babasının yaz aylarında,
Dam başında tahta köşkte,
Anlattıklarıyla övünüyor şiirinde…
Kâğıttan uçaktı sevda yelinde,
Düşerdi zamansız…
Leğende gemiydi,
Düşleri dumansız…
“Kemal Evci’ye Sevgilerimle”
Dört duvarda gönül günler sayarken,
Geldi yaktı kara haber Kemal’im…
Mehtap ağlar yıldız sessiz kayarken,
Kucak açmış sana makber Kemal’im…
Bu toprakta açtın o aç gözünü,
Mal mülk derdin muradına bak erdin…
Zengin oldun geçer ettin sözünü,
Can Kâhta’ya söyle bana ne verdin…
Her mevsimde yoksul halkım ırgattır,
Tanesiyim kımıl vurmuş ekinin,
Doğrultmadı şu belimi seneler…
Vampir böcek derya olmuş hep kinin,
Ağıtçıdır yas evinde neneler…
Dönmüş gözü eli kanlı fertlerin,
Sorunsuz dönünce sevda tekeri,
Dört mevsim bahardır, gönül lalezar…
Yâr her dem gözünde Dünya şekeri,
Ne gözyaşın olur, ne de intizar…
Değişir Dünya’ya bakışın bile,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!