Kimse övmez sen kendini durma öv,
Annen baban fazla yaşlı vurma söv,
Kahramanlık evde başlar boş kafa,
Çocuğu ez eşin sessiz sorma döv…
Sundum sevdanın özünü,
İpek gönül sofrana,
Mercan gözlerinden,
Yudumladım şarabı,
Gülistan ettin âlemi,
Çarptı gül yüzün,
Dünya fani zaman elek git felek,
Başımda it etimde bit oldun hep…
Sana kaymak bana düştü dert kelek,
Ele ödül bizde zindan mürekkep…
Güz Gülüm,
Nazlı bir çiçektin,
Sen umut,
Sen gelecektin…
Büyüyecektin,
Görmez oldum gördüğümü,
Derdim özlem çile yüküm…
Gel çöz yâr bu kördüğümü,
Sensizliğin adı yıkım…
Can kafeste kafes zorda,
Kuş beyinli gayrı sus,
Başka yere zehir kus,
Her bir sözün tam kâbus
Cahil ahmak yılan dil…
“Mehmet Şahin’e Saygılarımla”
Acı haber düşen çığdır yad elde,
Yana düşer elin – kolun donarsın…
Yaşlar akar dert yıkanır o selde,
Hüzün çöker garip garip yanarsın…
Dini satan bu efendi,
Susuz rakı içer kendi...
Haram diyor al şaraba,
Yalan ile yıktı bendi...
Toprağımın narin kızı gül Ezgi,
Saçlarını bırak seher yeline…
Yüreğimde derin sızı bir sezgi,
Kurban olsun tüm kem gözler teline…
Candan dostlar güler yüzlü şehirdir,
Ey hayat!
Gün çile gün gerilmiş yay...
Bir anne taşıdı bizi de,
Karnında dokuz ay…
Yok mu emeğe saygın?
Küsürünü haydi yok say…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!