Sorunsuz dönünce sevda tekeri,
Dört mevsim bahardır, gönül lalezar…
Yâr her dem gözünde Dünya şekeri,
Ne gözyaşın olur, ne de intizar…
Değişir Dünya’ya bakışın bile,
Yıl 1996,
Sorunlar daha da arttı…
Eski kaymakam Halk Eğitim ile birlikte,
Milli Eğitimi de omzuma attı…
Utandırmamak için bana güvenenleri,
Kattım gecemi gündüzüme...
Sen,
Mehtabın yüreği araladığı gecede,
Ansızın,
Zincirlerini koparan yıldızlardan,
Akan şavksın…
Demir attın bir havalı limana,
Sana dedim bu kalpsizden cay gönül…
Kör kör battın hüzün dolu ummana,
Sevda keman olamadın yay gönül…
İlk görüşte sen yitirdin açını,
Yağlı çene uzun sivri keskin dil,
Küflü beyin nasırlı kalp kör kandil,
Hep kendine çevresine çok adil,
Ekmek vermez hiçbir kaya gör artık…
Koğuş nemli efkâr duman gün uzun,
Üst ranzada göz sararmış tavanda…
Hüzün demli dertler umman can mahzun,
Gün maziyi almış döver havanda…
El mektubu almış okur dizinde,
Bakın hele şu şaşkına,
Ömrü hüsran dili gaftır…
Dönmüş sele kör taşkına,
Beden günah külü saftır…
Kendi duman aşk sigara,
Utanma modadır,
Kur gizli kamerayı,
Beynimin içini izle…
Mısraya girme yarışında,
Anadan üryan sözcükler,
“Kâhta’m Sen, Ah! Sevdamı Bilsen”
Seher yeli haber al gel sıladan,
Geldi-çöktü sol yanıma hasreti…
Gönül inler hasret denen beladan,
Toprağında olmak canın gayreti…
Çare vardır her acıya yaraya,
Adı yardır lokman hekim dermandır…
Hayal biter ayak basar karaya,
Adı yardır her bir sözü fermandır…
Ağustos’ta yüreğinin karıdır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!