Koğuş nemli efkâr duman gün uzun,
Üst ranzada göz sararmış tavanda…
Hüzün demli dertler umman can mahzun,
Gün maziyi almış döver havanda…
El mektubu almış okur dizinde,
Bakın hele şu şaşkına,
Ömrü hüsran dili gaftır…
Dönmüş sele kör taşkına,
Beden günah külü saftır…
Kendi duman aşk sigara,
Utanma modadır,
Kur gizli kamerayı,
Beynimin içini izle…
Mısraya girme yarışında,
Anadan üryan sözcükler,
“Kâhta’m Sen, Ah! Sevdamı Bilsen”
Seher yeli haber al gel sıladan,
Geldi-çöktü sol yanıma hasreti…
Gönül inler hasret denen beladan,
Toprağında olmak canın gayreti…
Çare vardır her acıya yaraya,
Adı yardır lokman hekim dermandır…
Hayal biter ayak basar karaya,
Adı yardır her bir sözü fermandır…
Ağustos’ta yüreğinin karıdır,
Ayaz ettin güzel sevda yelini,
Ben kaybettim söyle gülüm kârını…
Ben bıraktım koy koynuna elini,
Çok yalvardım düşünmedin yarını…
Kırma dedim gönül camdan kâsedir,
Oy hemşire hemşire,
Kalçam döndü kevgire…
Yavaş batır iğneyi,
Kimsem yok ki çevire…
Kalmasa da takatin,
İçki uysal şişede,
Canda durmaz su gibi
Düşersin her köşede,
Hiç bilmezsin ayıbı…
Bir serseri mayınsın
Kavrulur bedenim gözümde duman,
Çıkarın takvimden gelmesin Temmuz…
Savrulur küllerim kanlıdır ferman,
Sürünün sırtını delmesin mahmuz…
Zincirden boşanır bu ay vampirler,
Gel!
Kalan ömrün baharı,
Şafağının tatlı rüzgârı,
Ağustos sıcağında,
Yüreğime Nemrut’un karı ol…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!