“Kâhta’m Sen, Ah! Sevdamı Bilsen”
Seher yeli haber al gel sıladan,
Geldi-çöktü sol yanıma hasreti…
Gönül inler hasret denen beladan,
Toprağında olmak canın gayreti…
Çare vardır her acıya yaraya,
Adı yardır lokman hekim dermandır…
Hayal biter ayak basar karaya,
Adı yardır her bir sözü fermandır…
Ağustos’ta yüreğinin karıdır,
Oy hemşire hemşire,
Kalçam döndü kevgire…
Yavaş batır iğneyi,
Kimsem yok ki çevire…
Kalmasa da takatin,
Bu toprakta açtın o aç gözünü,
Mal mülk derdin muradına bak erdin…
Zengin oldun geçer ettin sözünü,
Can Kâhta’ya söyle bana ne verdin…
Her mevsimde yoksul halkım ırgattır,
Beş para yok odun sorma,
Ser hanım ser yatağımı…
Çok dolaştım sen de yorma,
Hüzün sardı atağımı…
Suyla doldur tencereyi,
İçki uysal şişede,
Canda durmaz su gibi
Düşersin her köşede,
Hiç bilmezsin ayıbı…
Bir serseri mayınsın
Boyun büktü karanfil, gül,
Halkım gibi sustu bülbül…
Hırsız çete aldı ödül,
İnan Deniz küser bize…
Yağmur gibi yağar zamlar
Kavrulur bedenim gözümde duman,
Çıkarın takvimden gelmesin Temmuz…
Savrulur küllerim kanlıdır ferman,
Sürünün sırtını delmesin mahmuz…
Zincirden boşanır bu ay vampirler,
Gel!
Kalan ömrün baharı,
Şafağının tatlı rüzgârı,
Ağustos sıcağında,
Yüreğime Nemrut’un karı ol…
Konuk aldım seni gönül çarşıma,
Pembe düşler dizdik senle raflara…
Ece yaptım seni sevda marşıma,
Akıl gönül girdi aynı saflara…
Umut ektik sevgi ile suladık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!