Üç – beş şiir duymuş – dönmüş şaire,
En büyük o meşhur olsun anında…
Alkış için haydi olun daire,
Boz – bulanık şiir akar kanında…
Şiir seste uyum ölçü sanatmış,
Buyur kâğıt kalem sevda resmi çiz,
İki gönül olsun içi dolu giz,
Sol yanım sevdalı aşk şiiri diz,
Sevda ikimizin sanat eseri…
Buyur gönlüm saksı al sevdayı ek,
Ey gönlümün çilingiri,
Çileli ömrümün baharı,
Sevginin baş mimarı,
Duygularımın ak kanadı,
Gözlerimin nurusun…
Kanarken açtığın yara,
Sızlatırken sapladığın hançer,
Nasıl dayanır yürek vurguna?
Gel insafa,
İnsafa gel güzelim,
Körükle gidilir mi yangına?
Gönlünün gölünde sazanın olsam,
Hüznün firarını yazanın olsam,
Sevdayı pişiren kazanın olsam,
Canımı adarım yoluna senin…
Ela gözlerine sürdüğün olsam,
“Çoban Mehmet’e”
Kurt dediğin canavar,
Çok çirkindir dişleri…
Boş meydanda hep o var,
Görür renkli düşleri…
Hülya Bacı derdi almış kaleme,
Mıçı kardeş sen duyurdun âleme,
Çare yok mu gözyaşına eleme?
Çile bizim hüzün bizim dert bizim...
Senin aşkın çıkmaz sokak kördüğüm,
Dil dökerim yeller alır sözümü…
Kör inattır benim sende gördüğüm,
Gül ekerim çalı sarar düzümü…
Kozalarda sabır ipek örendir,
Doldur hüznü altı kopmuş sepete,
Çık sokağa hepsi birden dökülsün…
Çöpçü baba biraz girsin zahmete,
Süpürgesi tel tel olsun sökülsün…
Ayrılığı doldur bir pet şişeye,
Viran yuva soğuk hava gurbet zor,
Gece uzun sarar hüzün hasret zor,
Ayrı düştük canlar şimdi uzakta,
Gönül ağlar efkâr bağlar nöbet zor…
Dert kudurur akar durur gözyaşı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!