Tez ulaştı kara haber,
Yandım anam ben ciğerden…
Al boynumu dara gönder,
Vurulmuşum ben ciğerden…
Can Mehmet’im yiğit kardeş,
Zalim kader attı beni Lice’ye,
Parça parça oldu garip yüreğim…
Hasret kaldım huzurlu bir geceye,
Parça parça oldu garip yüreğim…
Gezer durur her an ölüm başımda,
Sen seversen vatanı,
Cennet olur bu toprak…
Çalışmayıp yatanı,
Yakar bir gün bu toprak…
Küstün mü can o gül yüzün kara kış,
Yuva yapmış hüzün ela gözüne…
Bu ne öfke sevgi ile ör nakış,
Al sevdamı kar yap gönül közüne…
Bahar umduk düştük gülüm hazana,
Üç – beş soytarı,
Bir de bayan onlar ayarı,
Kurmuşlar dergâhı
Alavere – dalavere,
Kimse görmez tezgâhı…
Şafak vaktim seher yelim sensin yâr,
Bir selamın değer Dünya malına…
Sevda bağım sen bendeki bensin yâr,
Tek kelamın vermem bin gül dalına…
Güz güneşim ışığımsın ısımsın,
Hazan yaprağı gibi,
Düşeceksem ayaklarının altına,
Çiğneyip geçeceksen beni,
Dönüp bakmayacaksan bana,
Farkın kalır mı sevdiğim,
Eli kanlı bir cellâttan senin?
Uzun gece yine geçti yarıyı,
Sen gelmedin yolda gözüm nazlı yar…
Susturmam zor beynimdeki arıyı,
Gönlüm ağlar yanar özüm nazlı yar…
Gökyüzünde tek tek yıldız sayarım,
Dur yorulmuşsun,
Gel bir soluk al amca…
Otur şu yemyeşil çimene,
Tanrı babanın halısı bu…
Daya sırtını,
Şu koca taşa yavaşça…
Ayak sesin seher yeli,
Mercan gözler şafak bana…
Damlar dilden çiçek balı,
İlaç olur yanık cana…
Güler yüzün yaşam bağı,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!