Boş teneke gürültüdür tüm sesi,
Kulağı yok kıyma güzel tek söze…
Çağlayandır çokbilmişin nefesi,
Parmağı ok batar gören her göze…
Sükût altın sakın girme yarışa,
“Hancı Şairine Saygılarımla”
Mola verdim ben bu handa,
Bana bir yer ver be hancı…
Hal kalmadı tatlı canda,
Yatağımı ser be hancı…
Lafazanların oyunu,
Çoğalttı koyunu,
Kırmızı,
Yeşil,
Sarı,
Kapkara,
Kapımı çalan ecel!
Bekliyorum haydi gel…
Ne sandın sen bu canı?
İğne deliğinden bugüne,
Pişti ilmin dergâhında,
Geldi süzüle süzüle…
Sen sormazsan eller sormaz derdimi,
Tut sözünü düş yollara gel Mehmet…
Ciğer parem yürek özler merdini,
Aç gözünü düş yollara gel Mehmet…
Gözyaşımı hep akıttım sel gibi,
Hem fesattır hem de sinsi,
Kör yılandan gelir cinsi,
Sövsen bile der ki mersi,
Çamur atar sana bana…
Düğüm düğüm düğümlendi hıçkırık,
Ağlayamam ağlamazmış erkekler…
Gurbet elde bir garibim bir yıkık,
Dibe attı vicdan yitik elekler…
Hasret çeker sevda kokar esen yel,
Neden deli deli yağar,
Bu yağmur neden?
Ateş almış yürek,
Islanmış beden…
Şu ömrümü bana,
Hoşça kal!
Kara lastik ayakkabım,
Altı delik deşik müzelik çorabım…
Her yıl büyüklerimin eskilerinden,
Bedenime uydurulan giysiler…
Hoşça kalın! Hoşça kalın!
Hasretimi bandım sabır suyuna,
Çelikleşti gözler yârin yolunu…
Sevdam düştü kader hüzün kuyuna,
Bu bedenin hele gel gör solunu…
Bin halattan güçlü duygu bağlarım,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!