Bülbül diye aldım gönül bağıma,
Bir uğursuz baykuşmuşsun bilmedim…
Çiğ düşürdün nazlı gençlik çağıma,
Bir gün olsun doya doya gülmedim…
Kör oldun da döndün huysuz kırata,
Neden deli deli yağar,
Bu yağmur neden?
Ateş almış yürek,
Islanmış beden…
Şu ömrümü bana,
Hoşça kal!
Kara lastik ayakkabım,
Altı delik deşik müzelik çorabım…
Her yıl büyüklerimin eskilerinden,
Bedenime uydurulan giysiler…
Hoşça kalın! Hoşça kalın!
Hasretimi bandım sabır suyuna,
Çelikleşti gözler yârin yolunu…
Sevdam düştü kader hüzün kuyuna,
Bu bedenin hele gel gör solunu…
Bin halattan güçlü duygu bağlarım,
Düştün gönül ağır derde,
Sevdiceğin hala nazda…
Söz kâr etmez sağır ferde,
Kış yaşarsın o hep yazda…
Bu ayrılık yağlı urgan,
Genç yaşında hazan sarmış bedeni,
Yaşama küs umudunda koca har…
Gözü görmez ömrü zindan edeni,
Çare değil yenilgidir intihar…
Bir çiçektir zoru yener kardelen,
İyi çocuklardık biz…
Öğretmen okulu yıllarım,
Tan vaktine akardı can,
Okur yazar çizerdik,
Güneşle kol kola gezerdik…
Edebiyat pınarından edep,
Düğüm düğüm düğümlendi hıçkırık,
Ağlayamam ağlamazmış erkekler…
Gurbet elde bir garibim bir yıkık,
Dibe attı vicdan yitik elekler…
Hasret çeker sevda kokar esen yel,
Sevda köşkün canan bu sol yanımsa,
Renk ver gülüm menekşenin moruna…
Yâre düşkün canın benim canımsa,
Su dök gönül ateşinin koruna…
Kat sevgini gönül dönsün Aras’a,
Dört mevsim kış oldu baharın hani?
Yoğur acıları göm yüreğine…
Umudun düş oldu seherin hani?
Yoğur acıları göm yüreğine…
Uzağı görürdün gözlerin hani?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!