Dalda solan yaprak olsam gül olsam,
Sevdan bana derman olur can olur…
Derdin ile yana yana kül olsam,
Sevdan bana derman olur can olur…
Gurbet elde boynu bükük kuş olsam,
Gitti gençlik bir yel gibi elimden,
Bir yalancı bahar mıydım ben kader?
İnmemişken dert sahibi belimden,
Bir talancı vurdu oldum derbeder…
Bir girmedi tek tatlı gün araya,
Dost,
Dar gününde vardır,
Belanın önünde duvardır…
Canında candır…
Dost,
Bina yapma kum üstüne,
Seller gelir alır gider…
Haram koyma cam testine,
Eller gelir alır gider…
Yatsı olur mumun söner,
Lice’ye düşürdü kaderim beni,
Kaldım anam kaldım gözlerim yaşlı…
Seyrettim binlerce göçüp gideni,
Kaldım anam kaldım gözlerim yaşlı…
Gönlüm kan ağlıyor ciğer yaralı,
Delice gelirdi poyraz,
Nemrut Dağı’ndan Kâhta’ya doğru…
Sokaklarda toz bulutu oluşurdu,
Terk ederdi yapraklar dallarını,
Kuşlar gibi uçuşurdu…
Horon tepen Lazlar gibi,
Çoluk çocuk düşmüş gurbet yoluna,
Söyle kardeş kaçıp gitmek çare mi?
Bir taş gibi hasret çöker soluna,
Söyle kardeş kaçıp gitmek çare mi?
Gurbet eller yağmur olur yaş olur,
Çok güzelsin köylü kızı,
Boyun nazlı selvi dalı…
Nice gencin kalp hırsızı,
Yanakların elma alı…
Ak gerdanın dağın karı,
Daha dün,
Gördüğün,
Ne düştü,
Ne de hülya!
Ateş yağıyordu dört bir yandan,
Yıkılacak sanıyordun dünya,
Bülbül diye aldım gönül bağıma,
Bir uğursuz baykuşmuşsun bilmedim…
Çiğ düşürdün nazlı gençlik çağıma,
Bir gün olsun doya doya gülmedim…
Kör oldun da döndün huysuz kırata,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!