Gitti gençlik bir yel gibi elimden,
Bir yalancı bahar mıydım ben kader?
İnmemişken dert sahibi belimden,
Bir talancı vurdu oldum derbeder…
Bir girmedi tek tatlı gün araya,
Dost,
Dar gününde vardır,
Belanın önünde duvardır…
Canında candır…
Dost,
Af et deme Tanrı seni af etsin,
Kibrit çakıp cana benzin dökensin…
Alaz alaz gönül yakan afetsin,
Ciğerimi tırnak tırnak sökensin…
Ziyan oldu umutlarım elinde,
Gök boşalır solgun teni ıslatır,
Aşk vurgunu salıncaktır tüm beden…
Sokaklarda direklere yaslatır
Dert mimari bu çileye tüm neden…
Hüzün sarmış ipotekli eseri,
Avuçların ellerime sarılsın,
Bal gözlerin güneş olsun kışıma…
Sevgin ile apak sevgim karılsın,
Güzel sevda kardeş olsun aşıma…
Gelincikler rengin versin benize,
Şu gönlümün tarlasına aşk ektin,
Sevdalandım halim yaman Seval’im…
Gözlerinle has bahçene sen çektin,
Yaralandım sen de derman Seval’im…
Bakışların benim tatlı şarabım,
Dudak tiryakisi aşkların senin…
Cana can katmayan sevda olur mu?
Ateşler sarmalı bütün bedenin…
Dumanı tütmeyen sevda olur mu?
Sevdanın can suyu gelir gönülden,
Taştan taşa vurdun beni kaderim,
İnsaf eyle nazlı yârim sen vurma…
Günden güne katlanıyor kederim,
İnsaf eyle nazlı yârim sen vurma…
Küçük yaşta mesken tuttum gurbeti,
Rüzgârın önüne katılan ömür,
Diyardan diyara atılan ömür,
Çileye bedava satılan ömür,
Yaşamadım bir gün neyleyim seni?
Küçük yaşta boğdun efkâra ömür,
Şu gönlüme dalan sen,
Beni benden alan sen,
Ne kaldı ki elimde?
Yerden yere çalan sen…
Gönül viran köz beden,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!