Gökte bulut olmaz mı?
Kör olasın zalim kör…
Umutsuz can solmaz mı?
Kör olasın zalim kör…
Aldın ele dümeni,
Kafandaki karakolu,
Kır ne olur! Kır ne olur!
Kibirli ben zaten ölü,
Gör ne olur! Gör ne olur!
Korku tutsak eder zulme,
Bilet senden dert giriyor gişeden,
Öğren dedim öğrenmedin yol yordam…
Cin diyerek kendin çıktın şişeden,
Olamadın adam gibi bir adam…
Tüccar oldun arsa sattın cennetten,
Ben incitmem arkadaşı,
Bilmem neden atar taşı,
Kör olasın iyi niyet,
Her dem oldun gözüm yaşı…
Bir yel esti attı beni Kozan’a,
Gün telaşlı şimdi dilsiz gecedir…
Sığınmışım sevda yüklü ozana,
Her aşığa nazlı yâri ecedir…
Başı arşta bir tarihtir kalesi,
Adım başı yapıştılar yakama,
Tatlı dille hepsi verdi birer kart…
Birkaç banka aldım artık arkama,
Al kasiyer al bu kartı çek cırt cart…
Çoluk çocuk girdik büyük markete,
Yirmi iki ekim Cuma.
Ateş yağdı unutulmaz…
Alev duman toprak sema,
Dört yan ağdı unutulmaz…
İki gündüz bir de gece.
Yıl 1993 – 1994,
Okutuyorum aynı sınıfı,
Yeni öğretmenler geldi okuluma,
Yozgat’tan, Burdur’dan, Elazığ’dan,
Okul müdürü köşe dönme derdinde,
O durgun,
O sessiz,
Masmavi Akdeniz,
Bu akşamüstü,
İlişkileri kokuşmuş bu kentte,
Bilmem ki neden,
Keleş oğlan müdür olmuş,
Has deriden koltuğu var…
Müdür değil çamur olmuş,
Has deriden koltuğu var…
Çok saldırgan belki kuduz,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!