Gönül kâse bak kırılır bir taşla,
Dil kemiksiz sözü bir ölç tıraşla,
Boş teneke çok ses verir yok gücü,
Düşün konuş bas frene yavaşla…
Güle güle Hayaloğlu,
Kınından sıyrılmış öfkem,
Ezik yüreğimin tok sesi,
Acılarımın çığlığı,
Mısralarında yaşatır seni,
Aydınlık yüzlü ülkem…
Hatun sanki Hürrem Sultan,
Poz bin beş yüz burun Kaf’ta…
Onsuz gün yok ağarmaz tan,
Ağız çarık dil ham lafta…
Asaleti haram para,
Parçalanmış geminin yelkenleri,
Dolmakta tekneye sular,
Bedenim sırılsıklam,
Yüreğim dayanmıyor yüküme,
Gönlüm isyankâr…
Boğazına kadar batmış pisliğe,
Pislik yuva yapmış kana iliğe,
Meydan kalmış yine tilki feriğe,
Ağla koltuk ağla kendi haline…
Cadde cadde sokak sokak,
Dört yan şimdi çarşı dükkân…
Demirciyim küçük çırak,
Eski çarşı benim mekân…
Alt taraflar bahçe bağdı,
Yarama dermanı yâr gelsin çalsın,
Yorulma doktorum kâr etmez neşter…
Usandıysa benden canımı alsın,
Uzak düşmek yardan ölümden beter…
İlhamını alır canandan canım,
Ne köy kaldı ne de şehir,
Ekmek aşlar oldu zehir,
Gözyaşları sanki nehir,
Çek elini sen Irak’tan…
Her ülkede sensin pürüz,
Biri düğün yapar oynar,
Biri ölür suyu kaynar,
Biri güler biri yanar,
Ne sahnesin yalan Dünya…
Biri ekmek diye ağlar,
Baba bu gün hele kaldır başını,
Güzel Kâhta’n can Kâhtalın perişan...
Gurbet elde arar her gün aşını,
Mertler üzgün yerde paspas şeref şan...
Dert çemberi çizer cana her pergel,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!