Diyarbakır’ın orta yerinde,
Hortum yaratıldı bir yiğit için,
Vuruldu gerçeğin cesur sesi,
Ensesinden vuruldu kahpece,
Barış elçisi kınalı güvercin…
“Gerçek Dostum Abdurrahman Karabiber’e Sevgilerimle”
Ey hayat!
Gelme üstüme üstüme,
Artık basma damarıma,
Kirli keskin tırnakların etimde,
Sevdam bir ok sensin benim menzilim,
Senden önce aşk bağında laldım ben…
Sevda hariç ben her şeyden azilim,
Âşık diye sana miras kaldım ben...
Bu alnıma senin adın yazılmış,
Çıkarlarınız aynı sepette,
El ele verdiniz bu gün,
Ballı sofra serdiniz kendinize,
Birleştiniz aynı hedefte,
Tek ses çıkıyor onlarca defte,
Anlıyorum sizi beyler…
Kuş beyninden küçük beynin,
Yaş kırk daha boncuk beynin,
Dostluk bilmez uçuk beynin,
Havan batsın keklik soyu…
Sana doğar en güzel nazlı Güneş,
Kâhta'm niye hala karanlıktasın,
Bahara erdi nice ilçe,
Bereket fışkırır bağ bahçe,
Sen hala Aralık'tasın...
Kâhtalıyım bağrım yanık,
Sevdam tutsak etti sana…
Candan sevdim Dünya tanık,
Hasret içtim kana kana…
Ezgi yaktım gül dalına,
Zemherinin bulutusun başımda,
Yağan taştır yağmur değil kar değil…
Ciğer söken dert otusun aşımda,
Benim gönlüm liman değil gar değil…
Çaldın benden yıldızları mehtabı,
Yaşlar dökmüş kara gözler,
Nedir derdin komşu kızı…
Yaşlı gözler kimi gözler,
Söyle derdin komşu kızı…
Bakma öyle durgun durgun,
Güle güle Hayaloğlu,
Kınından sıyrılmış öfkem,
Ezik yüreğimin tok sesi,
Acılarımın çığlığı,
Mısralarında yaşatır seni,
Aydınlık yüzlü ülkem…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!