İki sıra yan yana,
Dizildi yere yataklar…
Uykuda kollar bacaklar,
Sağdakini soldakini pataklar…
Koğuş tıklım tıklım,
Selam söyle toprağıma taşıma,
Nallamasın yüke gelmez katırı…
Çok iş açtı uyuz atlar başıma,
Nankör hayvan bilmez sevgi hatırı…
Bol yem yer de gözü görmez işini,
Yabani otlar gibi,
Hüzün yüklü yalnızlık,
Sarsa da iç dünyanı dört yandan,
Vazgeçme candan,
Yıkılma sakın,
Dön sırtını karanlık geceye,
Yastık döşek oldu kumun gümüşü,
Yorgan şimdi ay ışığı canıma…
Köpük köpük deniz çalar cümbüşü…
Sevda yeli saldı seni yanıma…
Bir emekli olta atmış denize,
Demir kanatlı kuşlara,
Yüklendi nefret dolu bombalar,
Bir gece vakti kin kustu,
Zulüm kustu canavarlar,
Gencecik bedenler lime lime,
Toplanıp kondular kilime,
Unutmuşlar vay ayıbı,
Küfür yağar yağmur gibi,
Kimse sormaz ben garibi…
Gören olmaz gözyaşımı,
Dikmeyin mezar taşımı…
Üşüyor ellerim,
Yüreğim üşüyor,
Titriyor bedenim,
Başım önüme düşüyor...
Sen yoksun diye,
Yoksun diye sen…
Aşk,
Yemekte tuz,
Ağust0s’ta buz,
İnadı tutarsa domuz,
Düşürür vurunca omuz…
Hep tepeme doğru çıktın,
Yeter gayri düş yakamdan…
Genç yaşımda yuvam yıktın,
Yeter gayri düş yakamdan…
Mesken ettin sen gurbeti,
Karışmış oğul,
At izi ile it izi,
Kim kimin maşası,
Kim kimin paşası,
Belli değil bir tanem,
Kara perdenin gizi…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!