Kırda çiçek renk renk olur,
Çiçeklerde ahenk olur,
Bizim mutlu günümüzde,
Başköşede çelenk olur…
Özü çiçek her insanın,
“Ahmet Bulut Arkadaşıma”
Dünya fani çoktur zahmet,
Geldi gitti yiğit Ahmet,
Aç cennetin kapısını,
Ver Allah’ım sen ver rahmet…
Bel bağlama bu Dünya’nın mülküne,
Ecel gelir sorar bir gün halını…
Can dağlama haram katma yüküne,
Teneşirde imam okur falını…
Malın olsun insan özün yitirme,
Ağarmış sakalın zehirli dilin,
Bir sus Hacı Emmi yalan söyleme…
Yaşın seksen olmuş şangırdar zilin…
Bir sus Hacı Emmi yalan söyleme…
En büyük tefeci ofisi senin,
Uzat iki elini birden,
Al sıcacık avuçlarına,
Üşümüş masum yüreğim,
Isıt açılsın dili gözü…
Yorgun yaralı can,
Beyler!
Efendiler!
Bey efendiler!
Vardım Kâhta ovasına,
Kıymışsınız bin yıllık isimlere…
Bevedol Gölgeli,
Taç yaptım başıma ela gözlümü,
Gönül bahar doldu O bir çiçektir…
Candan sevdim saydım tatlı sözlümü,
Dertler buhar oldu talih köçektir…
Gönül kapısını sevdayla açtı,
Ey Dünya!
Çatlıyor baktığın ayna…
Ne olmuş sana böyle,
En sevdiğin bile,
Yapıyorsa sana hile,
Sen nadir bulunan insan,
Tane tane gözden akar yaşlarım,
Akın gidin selam edin Kâhta’ma…
Yana yana ben sılamı düşlerim,
Dostlar gidin selam edin Kâhta’ma…
Kekik kokar sümbül kokar dağlarım,
Benim şu Dünya’da çektiğim çile,
Dağ - taş çekse idi gelirdi dile,
Döndü gözyaşlarım çağlayan sele,
Gönlüm yaralı kuş beden kafeste…
Anlıma basılmış çilekeş mührü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!