Her papağan kesin keskin,
Zehir kusar şer bağında…
Güne doğan nefretle kin,
Nehir susar sis dağında…
İçgüdü şah beyin piyon,
“Suphi Nejat Ağırnaslı’ya Sevgiler”
Adını aldın mahcup gülüşlü çocuk,
Mustafa Suphi’den Ethem Nejat’tan,
Candın Boğaziçili Suphi Nejat nefer.
Sosyolojiden master,
Sevda nehir aşk şiiri bir gemi,
Her mısrada kanat açan bir kuşum…
Bu gönlümün her dem sensin gündemi,
Sevdan ile ben kendimi bulmuşum…
Yâr hayalin beyaz perde gözüme,
Sana geldim sana Kâhta’m,
Geldim gezdim bir el gibi…
Sana geldim canım Kâhta’m,
Geldim geçtim bir yel gibi…
Göçmüş gitmiş konu komşu,
Yiğit ozan Pir Sultan’ım
Güzel yurdum yangın yeri…
Her gün hazan can vatanım,
Güzel yurdum yangın yeri…
Bir hınzırdı Hızır paşa,
Meydan sizin kesin ahkâm,
Sizin en lüks konut, makam…
Gece - gündüz akar terim,
Bir araya gelmez yakam…
Taşralıyım ben!
Yap satçı uyanıkların,
Açgözlülüğünden,
İki sevgili gibi,
Yapışmış apartmanlar…
Öpüşen pencerelerde,
Cadde cadde sokak sokak,
Dört yan şimdi çarşı dükkân…
Demirciyim küçük çırak,
Eski çarşı benim mekân…
Alt taraflar bahçe bağdı,
Boğazına kadar batmış pisliğe,
Pislik yuva yapmış kana iliğe,
Meydan kalmış yine tilki feriğe,
Ağla koltuk ağla kendi haline…
Baba bu gün hele kaldır başını,
Güzel Kâhta’n can Kâhtalın perişan...
Gurbet elde arar her gün aşını,
Mertler üzgün yerde paspas şeref şan...
Dert çemberi çizer cana her pergel,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!