Giden gitti kalan yıllar güldürsün,
Solmaz güller açsın gönül bağında...
Talihin ak şansın derdi öldürsün,
Riyasız dost olsun solun sağında...
Yaşam yolu gönül kahrın çekendir
Diyarbakır Diyarbakır,
Sağın solun doldu fakir…
Üç beş kişi âlem yapar,
Seni beni görür hakir…
Suyun akmaz kanın akar,
Sevdalandık güneşe,
Işık doldu gönlümüze,
Giydik kefeni,
Fidan ömrümüze,
Heybemizde kitap,
Zoru koyduk önümüze…
Cendereden geçti bizim kuşak,
Direndi yiğitlerim,
Alınları anne sütü gibi ak...
Söyle beş para etmez uşak,
Şerefsiz bir alın değil midir?
Kurban canım gözlerinin nemine,
Sen süzülme bana gelsin dert - gamın…
Bu sol yanım düştü sevda demine,
Yâr üzülme göz bebeğim endamın…
Mahzun halin taş yağdırır düzüme,
Sen nehir ol gece gündüz coş güzel,
Al bağrına götür beni sevdaya...
Yık bentleri mutluluğa koş güzel,
Manolyam ol umut ver can fedaya...
Pınarım ol kana kana içerim,
Lokmamızda sülük,
Başımızda leş kargası…
Yaşar yaşamaz olduk,
Gül ararken yakamıza,
Bedenimizi çalıda bulduk…
Çakala mı kaldı yiğitlik dersi?
Tükürsen yüzüne güler der “mersi”.
Asalak, solucan, sülük, kene, bit,
Haydi git başımdan insan teresi…
Yürü bre kapı önü eniği,
Şahına da karşı koydu bu yürek...
Bu gözlerde arama sen paniği,
Çek git uşak başka suda çek kürek...
Kes sesini kemik yala yağlıdır,
Ne camidir ne kilise ne havra,
Bu mekânda zengin menü palavra,
Bunlar yüktür işe yarar kadavra,
Bıkmaz besler bu güzel halk oburu…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!