Garip gönül çeker gurbet kahrını,
Bekle ecel bir göreyim sılamı…
Gözyaşlarım geçti Fırat nehrini,
Bekle ecel bir göreyim sılamı…
Merhem olur derde sıla havası,
Mezarına gelemedim bu bayram,
Mekân gurbet hasret canda ok gibi…
Katran bahtı delemedim hep dram,
Bana kısmet koca handa yok gibi…
Baba devran haramiler devranı,
Bala kattı şeker etti yalanı,
Tokat vurdu büyük kaptı talanı,
Şimdi bir bey attı sırtta palanı,
Arsız benden saygı bekler bak hele…
Karanlığa tutkun zavallı kullar,
Pırıl pırıl doğan güneşi görmez…
Mirası dağ olan havalı dullar,
Bir ekmeğe muhtaç kardeşi görmez…
El pençe durmayı iş edinen zat,
Sabah sabah Ayşe Şan'a konuğum,
Sesinde yorgunluğum,
Sesinde gam kederim…
Yıldızlar altında şirin şeker Kâhta’m,
Toprak dam üstünde tahta köşk,
Devran senin hey yoz paşa,
Vur vurgunu sür saltanat…
Sürü ile hazır maşa,
Elin uzun kollar kanat…
Keskin kılıç sivri dilin,
Baba yine düştüm dara,
Dert sırtımda Nemrut Dağı…
Can dayanmaz böyle nara,
Erir her gün ciğer yağı…
Ömür çile dolu masal,
Ağılanmış aş mısın?
Başa düşen taş mısın?
Bakar görmez şaş mısın?
Bela mısın başıma?
Adın bana acı salâ,
Derdi ettin başa şapka…
Cadın cana sancı bela,
Mecbur serdim taşa parka…
Bir hiçtin sen benden önce,
Aşkım,
Yüreğimin sevdası,
Güzel gözlü ceylanım,
Bir tanem!
Bin düşlerimin kanadına,
Yelken aç maviliklere…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!