Acılar yüklenmiş talihsiz şair,
Dikenli yollarda yalın ayaksın…
Daha çok şey öğren hayata dair,
Altmış bir yaşında safsın çaylaksın…
Kahpe tuzaklarda dilsiz narasın,
Ongun taksi durağında,
Her an hazır Faruk Kaya…
Köylerin toz toprağında,
Sanki Hızır Faruk Kaya…
Tutun yakasından kahpe feleğin,
Soralım bakalım ne ister bizden?
Muradı olmuyor hiçbir meleğin,
Soralım bakalım ne ister bizden?
Gurbet ellerine kazık çaktırdı,
Dostum diye sarıldım ben yılana,
Doğru bilmez bayılırdı yalana,
Mini bütçem uğradı hep talana,
Yılan, yalan düştü benim payıma…
Pusudadır adım başı her avcı,
Zulmün yeli sokaklarda girdabım…
Kurt kuzuya sokaklarda kör savcı,
Güneş kayıp zincirlenmiş mehtabım…
Can yakıyor cahil başın atağı,
Ey şair!
Susturulmuşsa halkın,
Dişlisi olma halkı susturan çarkın…
Her kelime mavzer,
Her mısra panzer,
Her şiir,
Zengin aday hep kaide,
Fakir ise çok nadide,
Zor kazanır halk çocuğu,
Başar haydi dik abide…
Her seçimde aday çıkar,
Gel dedin de ben gelmedim pişmanım,
Dinlemedim çok haklıymış ısrarın…
Bundan böyle inadımdır düşmanım,
Kurbanısın beş liralık esrarın…
Dört duvarda sen dertleri binlersin,
Ağustos’ta öğle vakti Güneş’sin,
Eritirsin bu canımı kar gibi…
Ömür yasta gönül yakan ateşsin,
Pul olmuşum sevda gelmez zar gibi…
Halı yaptım yollarına gözümü,
Bir dayı bul Ankara’da,
Yoksa işin yatar Mahmut…
Boş oturma sen burada,
Yoksa işin yatar Mahmut…
Yıkılır düş söner umut,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!