Sen nehir ol gece gündüz coş güzel,
Al bağrına götür beni sevdaya...
Yık bentleri mutluluğa koş güzel,
Manolyam ol umut ver can fedaya...
Pınarım ol kana kana içerim,
Kurban canım gözlerinin nemine,
Sen süzülme bana gelsin dert - gamın…
Bu sol yanım düştü sevda demine,
Yâr üzülme göz bebeğim endamın…
Mahzun halin taş yağdırır düzüme,
Sevdalandık güneşe,
Işık doldu gönlümüze,
Giydik kefeni,
Fidan ömrümüze,
Heybemizde kitap,
Zoru koyduk önümüze…
Cendereden geçti bizim kuşak,
Direndi yiğitlerim,
Alınları anne sütü gibi ak...
Söyle beş para etmez uşak,
Şerefsiz bir alın değil midir?
Lokmamızda sülük,
Başımızda leş kargası…
Yaşar yaşamaz olduk,
Gül ararken yakamıza,
Bedenimizi çalıda bulduk…
Çakala mı kaldı yiğitlik dersi?
Tükürsen yüzüne güler der “mersi”.
Asalak, solucan, sülük, kene, bit,
Haydi git başımdan insan teresi…
Ağılanmış aş mısın?
Başa düşen taş mısın?
Bakar görmez şaş mısın?
Bela mısın başıma?
Dostluk harcı sevgi saygı hoşgörü,
Bir güler yüz dünya değer bil derim…
Sevinç acı ortak bundan ötürü,
Çıkar uman baban olsa sil derim…
Derdim değil dudak yanak bedenin,
Aşkım,
Yüreğimin sevdası,
Güzel gözlü ceylanım,
Bir tanem!
Bin düşlerimin kanadına,
Yelken aç maviliklere…
Zor yalnızlık çaldı yine kapımı,
Sensiz sabah kar borandır ayazdır…
Kirli âdem viran etti yapımı,
İçim magma yüz renk atmış beyazdır…
Her nefesim acı koyu mıradır,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!