Güney Afrikalım,
İnsanlığın büyük evladı,
Özgürlüğün yılmaz bekçisi,
Azmin direnişin simgesi,
Özgür ruhların savaşçısı,
Selam sana Nelson Mandela…
Dev aynası aldatma şu cüceyi,
Yıldızlarda gezdiriyor benini…
Rakip almış yücelerden yüceyi,
Çok şişirdin boyu ile enini…
Sek sek çağda bir prenses havası,
Üçayaklı ak sandalye,
Kimler kırdı ayağını…
Düştüm düştü kara künye,
Yedim zemin dayağını…
Tam sırt üstü düştüm yere,
Saf bir kızdı,
Aşk içti sızdı,
Uyanınca uykudan,
Çok yalnızdı…
Arıyordu hala,
Mersin sarı sıcağı,
Kavuruyor koğuşta…
Ter basmış bedenleri,
Yine kuyruk var duşta…
Şu an Toros Dağlarında,
Doğduğum gün paktım kardan,
Bütün dertler daha sonra…
Kurtulmadım ahu zardan,
Bütün dertler daha sonra…
Benim Dünya’m şu kadardı,
İçi boş söz dilde bir def,
Usta işi her palavra…
Çürük kof öz yüzey sedef,
Pasta dişi er palavra…
Tam yakamoz gözü kaşı,
Mangaldaki küle yazık,
O kemiksiz dile yazık,
Bu saf temiz ele yazık,
Bu ne “GAZIK” canım canlar…
Tescilli Pavlov’un köpeği,
Güneşe körsün,
Bilime sağır…
Kuş beyninle,
Gerçeğe kafa yormak,
Havanda su dövmektir…
Bu şehirde evim barkım kaldırım,
Başım önde aklım sende gezerim…
Kör nehirde sızlar ayak baldırım,
Yaşım tende dert selinde yüzerim…
Bir kez olsun o perdeyi arala,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!