Satılmış dil bulut yığar etrafa,
Piyon kalem yayar dört bir tarafa,
Gerçek girer toz dumanla çarşafa,
Yalan büyür sultan olur şah olur…
Mavi sularında Akdeniz,
Küçük bir sandaldayım,
Kalabalık bu akşamüstü,
Mersin sahili boydan boya,
Selama durmuş palmiye ağaçları,
Hüzün yüklü bakışlarıma…
Vefasız sevmek,
Yürek dolusu hüsran,
Kuytularda hıçkırıktır…
Dipsiz uçurumlarda,
Ağız dolusu çığlıktır…
“Mehmet Cantekin’e”
Fidan boylum mangal yüreklim,
Rüyasını kurdun yarınların…
Yüreğinin lisanî sevgi,
Gözlerinde mutluluğun resmi,
Kırılmam ben bir art niyet yok ise,
Küsmüş zaten cami ile kilise,
Kovduk köyden ağa girdi meclise,
Ben şairim yıldızlarda çadırım...
Rütbe takmış olmuş insan teresi,
Şimdi kendi sanal âlem faresi,
Mısra – satır şiir - yazı kemirir,
Şair olmuş ilham verir neresi?
Yorum yazar fetva keser baş üstat,
Soba kurmuş oda yapmış kenefi,
Koca kışı geçirmekmiş hedefi,
Dinleyici buldum diye zavallı,
Bir hamaset gel duy kanı şerefi…
Gecelerde hayalinle kol kola,
Boynum bükük karşılarım sabahı…
Bu sevdayı koyamadım bir yola,
Hangimizde ayrılığın günahı…
Mehtap sensiz tüm şavkını yitirmiş,
Sokak evim gece benim kürkümdür,
Zaman şimdi sensizliğin karası…
Parke taşı sesin yürek yükümdür,
Hasret azdı oldu gönül yarası…
Ağaç bulmuş kedi vermiş sırtını,
Güney Afrikalım,
İnsanlığın büyük evladı,
Özgürlüğün yılmaz bekçisi,
Azmin direnişin simgesi,
Özgür ruhların savaşçısı,
Selam sana Nelson Mandela…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!