Donatmış ilim irfan,
Beyninin köşkünü,
Ne deprem yaşatır,
Ne tufan…
Almış ilimden edebini,
Caminin önünde tanıdım seni,
Ben seni çok sevdim Hacı Üzeyir…
Gerçeğin sesiydin mest ettin beni,
Ben seni çok sevdim Hacı Üzeyir…
Adam gibi adam gerçek çınardın,
“İ.Halil Bayram’a”
Dost dostunu satar ise,
Dost postuna yatar ise,
Kurtağzına atar ise,
Bil ki o bir onursuzdur...
Akıllımız divane,
Can yuvamız virane,
Küstü bize kader oy!
Neydi acep bahane…
Yavaş yavaş çöktü ev,
Bu kuş ölü yaştır gözüm Haşhaş Bey,
Ölmüş canın kalbi nabzı atar mı?
Damar kansız gerçek sözüm Haşhaş Bey,
Pamuk olmuş kara dara batar mı?
İğne kırık tetik sökük Haşhaş Bey,
Gel al beni gülüm,
Al götür beni…
Hastane koridorlarından,
Bu koğuştan kurtar beni…
Dört bir yanda ağıt feryat figan,
Yükseliyor gökyüzüne durmadan…
Sıkıştırma gerçeği,
Yüreğinin mengenesinde…
Varsın kovulmak olsun,
Dokuz köyden sonucu…
Haykır gerçeği,
Tükür utanmazın yüzüne…
Dibekte dövülmüş buğday gibiyim,
Perişan halimi gör ağla baba…
Kor ateşte yanmış kazan dibiyim,
Yürek alev alev halim haraba…
Dikenli tellerde etim kanıyor,
Dev aynası büyütmüyor özünü,
Büyütülen kalıbındır gör alçak…
Kul hakkına diktin doymaz gözünü,
Kara toprak çukurlara dolacak…
Değişir mi bir günde,
Dünya’nın tüm çirkefi?
Derman ara her derde,
Şaşırma hiç hedefi...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!