Adın bana acı salâ,
Derdi ettin başa şapka…
Cadın cana sancı bela,
Mecbur serdim taşa parka…
Bir hiçtin sen benden önce,
Sensiz anım yaz ortası zemheri,
Üşüyorum gel gönlümün baharı…
Sen dermanım sen sevdamın cevheri,
Düşüyorum ol ömrümün çınarı…
Gözler deniz yüzer hasret yelkeni,
Ekmek,
Siyah yazmalı şimdi,
Kanadı kırık masumiyetin,
Gökyüzünde Berkin,
Merhameti nerede,
Hangi derede resmiyetin...
Yürü bre kapı önü eniği,
Şahına da karşı koydu bu yürek...
Bu gözlerde arama sen paniği,
Çek git uşak başka suda çek kürek...
Kes sesini kemik yala yağlıdır,
Ne camidir ne kilise ne havra,
Bu mekânda zengin menü palavra,
Bunlar yüktür işe yarar kadavra,
Bıkmaz besler bu güzel halk oburu…
Mezarına gelemedim bu bayram,
Mekân gurbet hasret canda ok gibi…
Katran bahtı delemedim hep dram,
Bana kısmet koca handa yok gibi…
Baba devran haramiler devranı,
Akılsız baş gözden yaşlar döktürür,
Yanar yürek göğe çıkar ahu zar…
İyi niyet ciğerlerin söktürür,
Saf av görür yolar seni sahtekâr…
Hep acıdın düştün beter duruma,
Yaş elli beş kul olmadın sen kula,
Dik dur Mahmut taviz verme özünden!
Koy canını hak bildiğin tek yola,
Hep dürüst kal dönme bir kez sözünden…
Dünya malı dost etmesin yabana,
Günaydın demir ranza ezik kirli şilte,
Yer yatağı battaniye yastık günaydın,
Soğuk su duşu tuvalet kuyruğu,
Yetkisizin temizlik buyruğu günaydın…
Parmaklıklardan gülümseyen gökyüzü,
Geçti gurbet elde bir bayram daha,
Gönlüm yine içti acı şerbeti…
Ayrılık hicrandır efkârdır saha,
Zalimler han etti bize gurbeti…
Gözlerim kapıda asılı her dem,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!