Ongun taksi durağında,
Her an hazır Faruk Kaya…
Köylerin toz toprağında,
Sanki Hızır Faruk Kaya…
Tutun yakasından kahpe feleğin,
Soralım bakalım ne ister bizden?
Muradı olmuyor hiçbir meleğin,
Soralım bakalım ne ister bizden?
Gurbet ellerine kazık çaktırdı,
Pusudadır adım başı her avcı,
Zulmün yeli sokaklarda girdabım…
Kurt kuzuya sokaklarda kör savcı,
Güneş kayıp zincirlenmiş mehtabım…
Can yakıyor cahil başın atağı,
Ey şair!
Susturulmuşsa halkın,
Dişlisi olma halkı susturan çarkın…
Her kelime mavzer,
Her mısra panzer,
Her şiir,
Dostum diye sarıldım ben yılana,
Doğru bilmez bayılırdı yalana,
Mini bütçem uğradı hep talana,
Yılan, yalan düştü benim payıma…
Zengin aday hep kaide,
Fakir ise çok nadide,
Zor kazanır halk çocuğu,
Başar haydi dik abide…
Her seçimde aday çıkar,
“Öğretmen Mehmet Şahin’e Saygılarımla”
İnsan fani Dünya koca değirmen,
Bir can daha döndü solan yaprağa…
Çocuk hani o sevdiğin öğretmen,
Gitti aha! O da düştü toprağa…
Uzattığım ellerimde diş izi,
Sırtımdaki nankör saplı kamadır…
Üç beş değil geçti yanlış iş dizi,
Dosta kuyu kazan yüzsüz amadır…
Aş yediğin sofra delik deşiktir,
Derin olur aşk yarası gök gözlüm,
Sanma bir gün kabuk bağlar Dilara…
Gönlü sarar is karası tok sözlüm,
Can evini çabuk dağlar bu yara…
Zemheridir her ayrılık gönülde,
Yılandilli dert piyangosu,
Size vurdu mu hiç…
Düşürdü beni tezgâha,
Piç diplomalı piç…
İç yüreğim kahır iç,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!