Bu şehirde evim barkım kaldırım,
Başım önde aklım sende gezerim…
Kör nehirde sızlar ayak baldırım,
Yaşım tende dert selinde yüzerim…
Bir kez olsun o perdeyi arala,
Ey Hacı Baba!
Başımıza lapa lapa yağıyorsa is,
Her şey isten oluyorsa pis,
Ekmeğin olsa da mis,
Ne yazar Hacı Baba…
Acılar yüklenmiş talihsiz şair,
Dikenli yollarda yalın ayaksın…
Daha çok şey öğren hayata dair,
Altmış bir yaşında safsın çaylaksın…
Kahpe tuzaklarda dilsiz narasın,
Bir harf için bile,
Koca halife gelmiş dile…
Kırk yıl köle olurum demiş,
Kırk yıl köle…
Ne haldesin kutsal mesleğim,
Ne oldu sana böyle…
Emek aldı övgü takdir başarı,
Yirmi puan farkı yedi amir bey…
Sınıf verdi seçme tembel haşarı,
Diş gösterdi sinsi kedi amir bey…
İnsanüstü azim göster budur şart,
Gönlüm senin gözlerinin esiri,
Bu sevdanın tarlasında ırgatım…
Aşkın bana mutluluğun iksiri,
Yar yolunda hiç tükenmez takatim…
Damla damla aşk damıttın özüme,
Al gönlüne yar gönlümü içeri,
Güller açsın sevdamızın dalında…
Sal dertlere biçsin aşkın biçeri,
Diller saçsın mutluluğu falında…
Ak döşünde nefes alıp vereyim,
Genç Behçet Cantürk’e Sevgilerimle
Gittim buza kesmiş Diyarbakır,
Kaldırımlar sokaklar camdan buz,
Ağaç dallarında salkım salkım kar,
Cümle hayvanlar kaçmış jilet gibi ayazdan,
Yıl 1995,
Kaçtı dayısı olan öğretmenler Lice’den…
Tayin istedim Mersin’e,
Çıkmadı ne yapayım.
Bir “DAYI” da bulamadım kendime,
Kalakaldım çaresiz…
İtiraf ettim suçlarımı,
Haydi, asın beni!
Haydi, kesin beni!
Kuş uçmaz, kervan geçmez,
Diyarlara sürün beni!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!