Ölüm,
Kurtuluş ise gülüm,
Neden çekiliyor bunca zulüm?
Ömür,
Gece gündüz olacaksa kömür,
Seven gönül neden olmaz figana,
Son pişmanlık para etmez kâr etmez…
Yâr yitirmek eştir yağlı urgana,
Candan seven dara düşmez dar etmez…
Seven gönül narin olur naz eder,
Verdiğin dertleri ucu ucuna,
Ekle güzel ekle aya yol olur…
Akan gözyaşımı al avucuna,
Topla hele topla koca göl olur…
Boğazımda hüznün kara pençesi,
Vicdanın yok hırsın gemsiz ey obur,
Uçan kuştan esen yelden sor beni…
Garip canı hakir görme mendebur,
Bu güne dek eğemedi zor beni…
Sılam tüter mazi bana el eder,
Mutluluktu dün gece,
Taçlanmıştı doruklarda,
Üç harfli hece,
Havada suda toprakta ahenk,
Gül menekşe manolya,
Orkide sümbül sardunya,
Gözümde tütünce can memleketim,
Mazinin bağıdır gönül durağım…
Sende derman bulur derdim-hasretim,
Mazinin bağıdır gönül durağım…
Resimlerde sılam yaparım gezi,
Alnının çizgisi,
Yüreğinin ezgisi,
Beyninin sezgisi,
Olayım canan...
Gözlerinin feri,
İçimi ısıtmıyor,
Artık mısralar,
Buzhanede gönlüm,
Sevgisizlikten,
Sensizlikten,
Titriyor bu sıralar...
Damlaya damlaya dolan göllere,
Benzedi günlerim şafak atmıyor…
Hasretim sılada açan güllere,
Hüzünde yüreğim keyif çatmıyor…
Her günün çekilmez bir derdi vardır.
“Sevgili A. Karabiber’e”
Dert çoğaldı sanki narın tanesi,
Gel dostum gel tut elimden dardayım…
Ateş düştü hicran gönül hanesi,
Zemin kaygan kenarı dik yardayım…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!