Karanlık adamlar yurdumla tonla,
Cânım gök kubbeyi is yapacaklar.
Bırakma elimi, dost, beni anla;
Yoksa beni senle küs yapacaklar.
Kararlı adımlar bağrımda yürür,
Gönlüm nerede gezse
Civârı sensin güzel.
Merkezinde Rabb'im var,
Kenarı sensin güzel.
Meftûnuyum perimin,
Dost diye bağıra bastıklarımız
İhtiyaç olunca yürüdü gitti.
Yâr yolu gözleyen yastıklarımız
Bekar evlerinde çürüdü gitti.
İyimiz, kötümüz, kaba sabamız;
Zifiri körlüktü yokluğun canda;
Gören gözüm, tutan elim olmadın.
Hayâline bakıp her gün tavanda
Sana gülüm dedim, gülüm olmadın.
Kanım dondu tavrındaki kurumdan,
Büyük âşık olma derdim olmadı;
Aklıma taktım ya, benden bu kadar.
Sanki benden başka adam kalmadı;
Karşında şıktım ya, benden bu kadar.
Tamam, hayran oldum selvi boyuna;
Ağzımızdan çıkan sözü
Döndürmesi kolay değil.
Yükseklere bakan gözü
İndirmesi kolay değil.
Kitap olur rafımızda;
Asırlık bir derdin bütün nakşını taşırdı teni,
Gülüşündeki donukluk hatırlatırdı doğuyu.
Bu daracık mezarımda bir daha öldürdü beni
Resimleyemeden ölmek gözlerindeki buğuyu.
Ne zaman çıkma fırsatı olmasa seyran içine,
Yetmişli yıllardı: Günün hasında,
Önemli bir haber yoktu basında.
Yaradan'ın "Yirmi Ağustos"unda
Bir viyaklamayla; gökleri yırtan
Ne iyi ettin de bağırdın Nurten.
Buyrun arkadaşlar, gerekliyim ben;
Bana efe derler, yürekliyim ben;
Bugün şairlikten emekliyim ben..
Sen kuzeye yönel, ben de güneye
Kendi şiirini kendin yaz Gaye!
Kiralık bir ev tutalım bu ara,
Balkona çıkıp binadan düşelim.
Kırık yerleri yaptırıp doktora,
Bütün masrafı kiradan düşelim.
(16 Aralık 1998)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!