İnternet başında bekler rotasyon
Millî Eğitim'in müdürcükleri.
Organları geçirmekte mutasyon:
Çanak anten oldu kulakçıkları.
Bakanlık insafa gelir mi ola,
Bu bir yalvarış Afra, kulakların duyarsa;
Yakışır mı Leyla’ya, Mecnun’una kıyarsa?
Ben bir hazine buldum, ellerimden kayarsa
Şu fukara gönlümü gayrıyla avutamam;
Olur da ayrılırsak ben seni unutamam.
Beni kalbimden vurdun,
Böbreğim sağlam kaldı.
Gariban bir vatandaş
Onunla nefes aldı.
8 Haziran 2000
Varlığın özünü yakalı, Leylâ;
Uzadı Mecnûn'un sakalı, Leylâ.
Yüzünü görmeden öldürdün onu,
Astarı yüzünden pahalı Leylâ.
13 Şubat 2001
Gurbette bir Türk’e türkü söyleyin;
Gülümsediğini göreceksiniz.
Bir pişmanla arkadaşlık eyleyin;
“Kandım”, dediğini göreceksiniz.
Titretir sevdası sizi Kerem’in,
Kimse bana inanmıyor,
Bağrım yara; yalan değil.
Garip artık utanmıyor,
Dönmüş zâra; yalan değil.
Basmadan önce bu faka
Erdem Beyazıt'a
Şehirler, köyler, ülkeler,
Yedi kat gök, yedi kat yer,
Kara, kızıl, beyaz eller
Açılır sebebe..
Sebeb ey! ..
Uzun yolun bakiyesi olmuşum,
Hayatım okunur göz aklarımdan.
Bir fırsat ver, havalansın can kuşum,
Kalksın artık bu yük ayaklarımdan.
Şehr-i hayâl kapısını zorlarım,
Bir güzel ki, benzer semavere;
Öylesini bize Hüdâ vere.
Anlatmak için kaynadığını
Yalnız buharıyla seda vere.
Nisan 1991
Övemedim kahramanı,
Rüstem bozuk ne yapayım?
Sevemedim Mihriban’ı
İstem bozuk ne yapayım?
Kurtaramadık kaç sağlam,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!