Dünyanın çivisi çıktı çıkalı
Her türlü pisliği net görüyoruz.
Her yanı doldurmuş iti çakalı,
Emilmiş çok haram süt görüyoruz.
Güçlü, her davadan temiz çıkıyor;
Asansörsüz 19'a çıkan şu:
Tansiyonummuş meğer.
Kirli bekâr çorabıyla kokan şu:
Pansiyonummuş meğer.
Sûnî teneffüsle dakka kattığım;
Ademoğlu, dünya fani;
Doymaz nefse mutfak değil.
Demişler ki: "Ölüm ânî."
Yanındadır, uzak değil.
Başlayanın bitesi var,
Giden gitti, sarıldık kalanlara bundan sonra;
Daldık en netameli alanlara bundan sonra;
Sustuk ve gülümsedik dalanlara bundan sonra;
Dilimiz mesken oldu yalanlara bundan sonra.
6 Nisan 1998
Bir coşkuyla sana doğru attığım
Adım bana seni söyler Müzeyyen.
Nağmesine hislerimi kattığım
Udum bana seni söyler Müzeyyen.
Varlığın ruhuma kol bacak olur;
Ruhum doğaya ve sevgiye hasret,
Sivilceler kapmış karaciğerim.
Mermer tezgahımda bir tabak omlet,
Lamba ışığında şarkı söylerim.
Bir kayada bitmiş papatya olsam,
Benim için kendini eriten arkadaşım!
Sevdiğimin elinden bir yaradır almışım:
Sırtımdaki bıçaktan ben memnunum, dokunma!
Islanıp uyandığım, gafletten başka nedir?
Üzerime damlayan, rahmetten başka nedir?
Bir hatamı gördüğünde
Çatabilir, dostum onlar.
Beğenmezse, huzurundan
Atabilir, dostum onlar.
Sevgi bakmaz yaşa-başa,
Sizi görmek, gönlümün aydınlığı, dostlarım;
Gözleriniz, yorulup sığındığım bir çadır.
Elinizi elime verişiniz dostçadır;
Sizinle tamam olur her sabah eksik yarım.
Hikmeti gör eşyada,
Haramsa yemeyiver.
Misafirsin dünyada,
İstihkak demeyiver.
Yanlış isem eleştir;




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!