Bu gurbet maceramı kimseye yazmayınız,
İşsizim burda ama çalışmak üzereyim.
Konsantrasyonumu ne olur bozmayınız,
Dostların hasretine alışmak üzereyim.
Sağolun, sayenizde aşabildim bendimi;
Yarabbi basından sen bizi koru;
Tövbe etse şeytana taş çıkarır.
Münker ve Nekir'e o sorar soru,
Sekiz sütun bir röportaj çıkarır.
Hayırlı bir işi tanımaz, bilmez,
Bakın, şu yaşama maratonuna;
Kimi 100’ler, kimi basmaz 10’una;
Birkaçının daha geldik sonuna..
Artıyor bu işe hayranlığımız;
Bitiyor dünyada mihmanlığımız.
İlk fırsatta üstüne çek yorganı,
Yum gözünü, vur kafayı yat oğul.
Hayal çeşmesinden doldur kırbanı,
Hakikatte yoktur bu rahat oğul.
Şansını birazcık zorlarsan eğer,
Gözüm artık alıştı bu rüzgâra,
Yolumdan çeviremez beni bu kum.
Karışmaya hazırım, bekliyorum;
Ufukta görünecek atlılara.
İşgalciler burada, yakındadır..
Cennet kokulu duâcım;
Özümden bir gömlek üstte.
Sana olan ihtiyacım
Lüzumdan bir gömlek üstte.
Ana sever, ana özler;
Her hatamda dürtüşü
Bir ihtardan fazlası.
Üzerimi örtüşü
Kehribardan fazlası.
Anneyle olur bilmek,
31 Aralık’ta evinde olacaksın.
Naapacaksın dışarıda karı, yağmuru, seli?
Ailenle birlikte huzuru bulacaksın
Bir yerine kaçmadan şemsiye ucu, teli.
Oturursan evinde çay, şeker var, börek var;
Tâ ezelden rûyuna
Hayrandır gönlüm benim.
Ağlıyorum boyuna,
Giryandır gönlüm benim.
Ah benim ayışığım;
Nerde onda incelik!
Gönlü biraz kalınca.
Pamuğa döner çelik
Aşk kapıyı çalınca.
Kirpikler kör bıçakmış,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!