Gözümü yumunca canlanır kerpiç evlerin o sarı tozu
Sanki kulağımda çınlar dedelerimin o vakur, derin sözü
Şimdi ıssız kalmış bahçeler, kurumuş asmaların nazlı yüzü
Eskiler gidince boynu bükük kaldı bizim Köşektaş
Yerde bir büyük sofra, herkes aynı tabağa kaşık sallardı
Güvenme saraya, köşküne, hana,
Kar kalmaz ettiğin, zulüm o cana,
Düşersin sonunda, sen de ziyana,
Ecel şerbetini, bir gün içer de,
Bu yalan dünyadan, göçer gidersin.
Yutkunup dururum, sözüm bitmedi
Sanma ki ateşim, söndü tütmedi
Hesabım var benim, henüz gitmedi
Bu devran tersine, elbet dönecek
Sanma ki bu sabır, böyle sürecek.
Fikirler içinde, boğulur kaldım
Rahata ermeden, dertlere daldım
En doğru yol diye, hayale saldım
Nefesim kesildi, zor karar vermek.
Tek bir yol seçsem de, aklım diğerde
Garip gönlüm gurbet elde incinir
Hakk’ı bilmeyenler boşa övünür
Vefasızın elinden yürek dövünür
Mazlum ölür, sağ uyanmaz.
Garip olan her gün asa tutar
Gazze’de bebekler toprağa düşer
Zulmün ateşiyle yürekler şişer
Katiller masumun kanıyla pişer
İnsanlık ölürken vicdanlar yanar.
Katil İsrail’in hırsı bitmiyor
Karanlık çökünce, el ayak çeker
Kurdu kuşu yuvasında, uykuyu bekler
Ansızın kapıda, tıkırtı sesler
Gecenin hayrıymış, gelen misafir.
Ara kapıyı açınca, gülen yüzü ile
Güneş batınca da, hayat sönmüyor,
Korkudan geriye, kimse dönmüyor,
Kötülük buraya, asla inmiyor.
Sokaklar emniyet, yokuşta düzde,
Gece de gündüz de, güven tam bizde.
Pazara gidersin file dolmuyor
Etiketi görünce yüzün gülmüyor
Kimse halimizden bir şey bilmiyor
Geçim derdi büktü belimizi
Motor paslandı teker dönmüyor
Televizyon der ki Her iş yolunda
Destek var diyorlar, gören olmadı
Mühürler basılmış, kağıt kolunda
Destek var diyorlar, gören olmadı.
Ankara’dan selam gelir her sene




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!